Bakteriyel Vajinozis ve Gebelik

Maintain a diet a balanced diet during pregnancy.

Yaklaşık gebelerin  %10-30 unda bakteriyel vajinozis görülür. Bakteriyel vajinozis bakterilerin vajende düzensiz gözlenmesidir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalık değil. Gebelerde şikayet olabilirde olmayabilirde.

Bakteriyel vajinozisde gri beyaz akıntı ile birlikte bozuk balık kokusu olur. Bazı kadınlarda hiçbir bulgu olmayabilir. Tanı pelvik muayene ile konur. Vajinal akıntı PH 4,5 ve üzeri, whiff test pozitif çıkar.

Bakteriyel Vajinozis Nedeni

Bakteriyel vajinozis bakterilerin düzensizleşmesi sonucunda bazı bakteriyel parçaların anormal büyümesi. Sebep net olarak bilinmiyor. Cinsel yolla bulaşmıyor ancak hastalık cinsel hayatı olanlarda görülüyor.

Bakteriyel Vajinozisin Gebeliğe Etkisi

Bakteriyel vajinozis ile erken doğum arasında belirgin bir bağlantı var. Ayrıca düşük, erken membran rüptürü ve düşük doğum ağırlıklı bebek ile ilişkisi olduğu düşünülmekte.

Şikayeti olmayan gebelerde bakteriyel vajinozis taraması yapmaya gerek yok.

Bakteriyel Vajinozisin Tedavisi

Bakteriyel vajinozis tedavisi mutlaka yapılmalı. Ağızdan veya vajinal fitil olarak cleosin ve metranidazol ile tedavi yapılır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Gebelik

Bakteriyal Enfeksiyonlar

Tedavi edilebilen enfeksiyonlar.

Gonere

Cinsel yolla bulaşan, sık rastlanılan bir hastalık. Kadında pelvik inflamatuar hastalığa (PID) yol açarsa dış gebelik ve kısırlığa neden olabilir. Hamilelikte erken doğum ve bebekte göz enfeksiyonuna neden olabilir. Doğum sırasında vajenden bebeğe bulaşır. Tedavide anne için antibiyotik kullanılmalı. Bebek için gözde enfeksiyon olmaması için antibiyotik kullanılır.

Klamidya

PID ve kısırlık nedeni. Bebekte pnömoni, göz enfeksiyonu ve körlüğe neden olabilir. Doğum sırasında vajenden bebeğe bulaşır. Tedavide antibiyotik kullanılır.

Trikomoniazis

Tüplerde hasara neden olabilir. Bebekte erken doğum ve düşük doğum ağırlığına sebep olur. Doğum sırasında bulaşır. Antibiyotik ile tedavi edilir.

Bakteriyel Vajinozis

Bebekte erken doğum ve düşük doğum ağırlığına sebep olur. Doğum sırasında bulaşır. Antibiyotik ile tedavi edilir.

Sifiliz

Konjenital sifilis bebekte zihinsel ve fiziksel sorunlara yol açar. Gebelik sırasında plasentadan geçerek bebeğe ulaşır. Ayrıca doğum sırasında bulaşabilir. Antibiyotik ile tedavi edilir.

Viral Enfeksiyonlar

Tedavi edilemeyen enfeksiyonlar.

HPV (Human Papilloma Virüs)

Kadınlarda genital kanseri arttırdığı kanıtlanmış olan virüs. Bebeklerin boğazında siğile neden olur. Cerrahi olarak tedavi etmek gerekir. Bebeğe doğum sırasında bulaşır. Siğil tedavisi gebelik devam ederken de yapılabilir.

Hepatit B

Karaciğere zarar veren bir virüs. Doğumdan sonra 1 saat içinde tedavi edilmezse bebekler ömür boyu taşıyıcı olur. Doğumda bebeğe bulaşır. Tedavisi yok ancak aşı yapılarak bebeği etkilemesi engellenebilir.

Herpes

İlk trimesterde düşüğe neden olur. Doğumda bebeğe bulaşırsa neonatal herpes oluşur. Doğumda bebeğe bulaşır; çok nadir gebelik sırasında plasentayı geçerek bebeğe ulaşır. Annede herpes oluşursa bebek etkilenmemesi için ağızdan ilaç alınabilir ancak doğumdan hemen sonra bebek tedavi edilirse sağlıklı bebek olabilir.

HIV

HIV aids hastalığına yol açar. Bebeğe anne karnında, doğum sırasında ve daha sonra sütverirken geçebilir. Gebelik sırasında antiviral ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların kullanımı bebeğe virüsün geçme şansını azaltır.

Dış Gebelik

Dış gebelik döllenmiş yumurtanın rahim içi (endometrium)dışında vücutta herhangi bir yere tutunması ile oluşan gebelik. Dış gebelik 50 de 1 olasılıkla olur. Dış gebeliklerin tamamına yakını tüpte olur. Döllenme tüpün içinde olduktan sonra 1 hafta içinde bir taraftan bölünerek çoğalırken bir taraftan da rahim içine doğru ilerler. Oluşan embryo rahim içine ilerlemeyip tüpe veya rahim içi dışında başka bir yere tutunursa dış gebelik olur.

Dış Gebelik Nedeni

  • Enfeksiyon veya enflamasyon nedeniyle tüpte parsiyel tıkanıklık
  • Daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyon nedeniyle oluşan skar dokusunun ebmbryo hareketini kısıtlaması
  • Daha önceki yapılan ameliyatlar nedeniyle oluşan yapışıklık
  • Normalden uzun tüp

Dış Gebelik Riski Olanlar

Dış gebelik riski artan kadınlar:

  • 35-45 yaş arası
  • Daha önceden dış gebeliği geçiren
  • Kasık ve karın bölgesinden ameliyat olan
  • PID geçiren (pelvik inflamatuar hastalık)
  • Çok sayıda kürtaj
  • Sigara
  • Tüpü bağlandıktan sonra veya RİA varken hamile kalan
  • Endometriosis olan
  • İnfertilite tedavisi gören

Dış Gebelik Bulguları

Normal gebelikteki bulgularla aynı bulguları vermesine rağmen aşağıdaki bulgular dış gebelikte görülür:

  • Sıklığı değişen keskin saplanır tarzda ağrı. Çoğunlukla kasıkta bazen de karın ve omuz

Ağrısı şeklinde (karın içine olan kanama diyaframı etkileyerek omuzda ağrı yapabilir)

  • Normal adetten daha az veya daha fazla adet kanaması
  • Halsizlik, titreme, bayılma
  • Barsaklarla ilgili bulgular

Keskin ağrı ve ağır kanama durumunda hemen acile başvurulmalı. Hayati tehlike olabilir.

Dış Gebelik Tanısı

Dış gebelik tanısı muayene ile birlikte yapılan ultrason ile konur. Beta-hCG ölçümü önemli. Genellikle beta-hCG seviyesi beklenenden az olur. Ayrıca progestron seviyesinin düşük olması gebeliğin normal olmadığını gösterir.

Dış Gebelik Tedavisi

Tıbbi Tedavi: İlaçla tedavide methotrexate kullanılır. İlaç gebelik dokusunun büyümesini engelleyerek emilimini sağlar. İlaç tedavisi erken tespit edilen ve kanama başlamamış dış gebeliklerde denenebilir.

Cerrahi Tedavi: Laparaskopik veya açık cerrahi olarak dış gebelik dokusu alınır. Eğer dış gebeliğe bağlı rüptür olmuş ve çok fazla kanama varsa acil ameliyat yapılmalı.

Tedavi sonrası beta-hCG seviyesi düşer. Eğer düşmüyorsa hala gebelik dokusunun olduğu anlamına gelir. Beta-hCG seviyesi sıfır olana kadar takip edilmeli.

Dış gebelik sonrası tekrar dış gebelik olma ihtimali artar. Eğer ilç tedavisi veya cerrahi sonrası tüplere zarar gelmemişse normal gebelik şansı daha fazla olur.

Düşük Sonrası Kürtaj

Maalesef düşük en sık rastlanan gebelik kaybı. Tanısı konulan gebeliklerin yaklaşık %10-25 i Düşük ile sonlanmakta ve çoğunluğu ilk 8 haftada olmak üzere 12. haftaya kadar olmakta. Çok üzücü bir durum olmasına rağmen bu dönemdeki kayıpların yaklaşık % 90 sebebi bebekteki sakatlık.

Düşükten sonraki tedavinin temel amacı kanam ve enfeksiyondan korunmak. Erken dönemdeki düşüklerde vücut fetus ve plasentanın tamamını attığı için herhangi bir müdahaleye gerek olmazken daha sonraki dönemde parça kalma ihtimali fazla. Kanama ve enfeksiyondan korunmanın e yaygın yöntemi küretaj.

Kürtaj; D&C

D&C dilatasyon ve kürtaj demek. Dilatasyon rahim ağzının genişletilmesi kürtaj ise rahim içinde kalan parçaların temizlenmesi. Kürtaj keskin küretler veya vakum ile yapılabilir.

Düşük Sonrası Kürtaj Gerekli mi?

Yaklaşık düşüklerin yarısında kürtaj gerekmez. Bunlara komplet (tam) düşük denir, yani içerde parça kalmaz. İçeride parça kalan düşüklerde yani inkomplet düşüklerde kürtaj yapmak gerekir.  İnkomplet düşüklerde tam düşük olması beklenebilir ancak kanama ve enfeksiyon için iyi takip gerekli.  Çoğunlukla bu süreç uzun olacağı için kürtaj yapılması daha sağlıklı.

Kürtaj Nasıl Yapılır

Kürtaj hasta hastaneye yatırılarak veya sonrasında eve gönderilecek şekilde yapılabilir. Sedasyon veya genel anestezi hastanın konforu için iyi olur. Kürtaj işlemi için:

  • Enfeksiyon kapılmaması için antibiyotik başlanır
  • Servis (rahim ağzı) dar ise uygun hale gelene kadar genişletilir
  • Plastik kanüllerle vakum aspirasyon veya küretle kürtaj yapılır
  • Kanama  kontrolü yapılarak işleme son verilir.

Kürtaj Riskleri

  • Anesteziye bağlı riskler; solunum, aspirasyon ve diğer riskler
  • Kanama
  • Rahim ve diğer organlarda enfeksiyon
  • Rahim delinmesi
  • Servikste yırtık
  • Yetersiz kürtaj nedeniyle tekrar kürtaj yapılması

Deneyimli ellerde kürtajın hemen hemen hiç riski olmadığı unutulmamalı.

Kürtaj Sonrası

Kürtaj sonrası 1-2 saat içinde çoğunlukla eve gidilebilir. Eğer komplikasyon gelişirse daha uzun süre hasta gözlemlenir. Antibiyotik ve ağrı kesici alımı planlanır. Kürtaj sonrası evde dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Çoğunlukla birkaç gün içinde normal aktiviteler dönülür hatta ilk 24 saat içinde çok zor işler dışında her şey yapılabilir.
  • İlk 24 saat içinde ağrı kesiciye ihtiyaç duyacak kadar ağrı olabilir.
  • Hafif kanama ve kasık ağrısı normal. Bazen 2 haftaya kadar sürebilir.
  • 2 hafta boyunca cinsel ilişki olmamalı, vajinal duş yapılmamalı.
  • Tampon bir sonraki adet dönemine kadar kullanılmamalı

Acilen Doktorun Aranması Gereken Durumlar:

Kürtaj sonrası komplikasyon oranı çok fazla değil. Ancak doktorunuzu aramanız gereken durumlar:

  • Bayılma
  • Uzamış kanama (2 haftadan fazla)
  • Uzamış kramp tarzı ağrı (2 haftadan fazla)
  • Adetten daha fazla kanama
  • Şiddetli ve artan kasık ağrısı
  • 38.3 C den fazla ateş
  • Kötü kokulu akıntı

Fetal Alkol Spektrum Bozukluğu; Fetal Alkol Sendromu

Gebelikte alkol kullanımı şiddeti kullanılan alkol miktarı ile değişen fiziksel, nörolojik ve zihinsel bozukluklara neden olabilir. Bu etkiler Fetal Alkol Spektrum Bozukluğu olarak sınıflandırılmakta. Bu bozuklukların en çok bilineni Fetal Alkol Sendromu (FAS) ve Fetal Alkol Etki (FAE). FAE ayrıca kendi içinde iki gruba ayrılır: Alkol İlşkili Sinir Gelişim Bozukluğu ve Alkol İlişkili Doğum Sorunları.

Fetal Alkol Sendromu

Fetal alkol sendromu zeka geriliğinin en önemli ve % 100 önlenebilen nedenlerinden biri. Alkolün etkisinin  geri dönüşüm  yok ve hayat boyu devam eder.

FAS Etkileri

  • Zeka geriliği
  • İskelet ve temel organ sistemlerinde malformasyon (özellikle kalp ve beyin)
  • Büyüme geriliği
  • Santral sinir sistemi sorunları
  • Motor beceri zayıflığı
  • Öğrenme, hafıza, sosyal katılım, dikkat, problem çözme, konuşma ve duymada sorunlar

FAS Etkisindeki Bebekteki Karakteristik Özellikler

  • Küçük gözler
  • Kısa ve basık burun
  • Düz yanaklar
  • İnce dudaklar

Bu özellikler çocuk büyüdükçe azalabilir.

Fetal Alkol Etki

Fetal Alkol Etki (FAE) iki gruba ayrılır: Alkol İlişkili Sinir Gelişim Bozukluğu ve Alkol İlişkili Doğum Sorunları.

Alkol İlişkili Sinir Gelişim Bozukluğu zayıf okul performansı, zayıf veri kontrolü, hafıza problemleri, dikkat ve yargılama bozukluğu gibi davranışsal ve zihinsel gelişim ile ilgili.

Alkol İlişkili Doğum Sorunları iskelet ve temel organ sistemlerindeki anomalileri tanımlar.

Fetal Alkol Sendromu ile Fetal Alkol Etki Farkı

Fetal alkol sendromu gebelikte yüksek doz alkol kullanımı sonrası olur. Fetal alkol etki gebelik süresince düzenli alkol tüketimiyle olur ve etkisi geriye dönüşümü olmayıp hayat boyunca devam eder.

Gebelikte güvenli alkol miktarı yok. Ne kadar çok ve sürekli  alkol tüketimi olursa o kadar çok hasar oluşur.

Fetal Gelişme  Geriliği,  İntrauterin Gelişme Geriliği (IUGR)

Fetal gelişme geriliği bebeğin gebelik boyunca ultrason ile tespit edilen büyüklüğün gestasyonel yaşa göre (son adet tarihi ) % 10 persentil altında olması. Bu durum ayrıca intrauterin gelişme geriliği (IUGR) veya gestasyonel yaşa göre küçük (SGA) olarak ta adlandırılır.

IUGR Tipleri

Temel olarak 2 tip IUGR var:

  • Simetrik veya primer gelişme geriliği: Bütün iç organlar küçük olur. IUGR lerin % 25 ini oluşturur.
  • Asimetrik veya sekonder gelişme geriliği: Beyin ve baş normal boyutlarda olup vücut daha küçük olur. Genellikle 3. trimestere kadar belli olmaz.

IUGR Gelişiminde Risk Faktörleri

Gebelikte fetal gelişme geriliğine sebep olan durumlar:

  • Anne ağırlığının 45 kg altında olması
  • Gebelikte yetersiz beslenme
  • Kromozomal bozukluk ve doğum defektleri
  • İlaç, sigara ve alkol kullanımı
  • Gebelikte hipertansiyon
  • Plasental anomaliler
  • Kordon anomalileri
  • Gestasyonel diyabet
  • Amniyotik sıvı azlığı veya oligohidramnios

IUGR Tanısı

IUGR tanısındaki en önemli faktör gebelik yaşının doğru olarak tespiti. Gestasyonel yaş son adet tarihine ve erken dönemdeki ultrasona (özellikle 8 ve 9  hafta) göre hesaplanır.

Gestasyonel yaş kesin olarak tespit edildikten sonra  fetal gelişme geriliği tespiti:

  • Fundus yüksekliği ile  gestasyonel yaş uyumsuzluğu
  • Ultrason ölçümlerinde beklenen gestasyonel yaşa göre küçüklüğü
  • Dopler ultrasonda anormal bulgular

değerlendirilerek yapılır.

IUGR Tedavisi

Birçok araştırma olmasına rağmen fetal gelişme geriliği için henüz uygun bir tedavi yöntemi yok. Tedavi gebelik haftasına göre değişmekte.

  • Gestasyonel yaş 34. hafta ve daha büyükse erken doğum için indüksiyon yapılabilir.
  • Gestasyonel yaş 34. haftadan küçükse gebelik eğer şartlar uygunsa 34. haftaya kadar takip edilir. Fetal iyilik hali ve amniyon sıvısı sıkı takip edilir. Eğer ciddi problem varsa acil doğum yaptırılabilir.

Takipler fetal gelişme geriliğinin ciddiyetine göre 1-2 hafta aralıklarla yapılmalı.

IUGR  Bebeğin Doğumundaki Komplikasyonlar

  • Sezaryen doğum oranında artış
  • Hipoksi ( doğumda akciğerlerde yetersiz oksijen) riskinde artış
  • Mekonyum aspirasyon riskinde artış. Mekonyum bebeğin barsak içeriğinin amniyon sıvısı içine kaçması. Normalde doğum sonrasına kadar barsak içerikleri dışarı çıkmaz. Mekonyum amniyon sıvısına kaçarsa aspirasyon sonrası akciğerde alveoller tıkanıklığına bağlı olarak pnömotoraks veya bakteriyel pnömoni gelişebilir.
  • Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü)
  • Polisitemi (kırmızı kan hücrelerinde artış)
  • Hiperviskozite (kırmızı kan hücrelerinde artışa bağlı olarak kan akımının yavaşlaması)
  • Motor ve nörolojik kapasitede azalma

Fetal alkol sendromu ve fetal alkol etki % 100 önlenebilir. Gebelik süresince alkol tüketimi olmazsa daha önce tüketim olsa bile bebeğe zarar vermez.

Gebelikteki En Sık Sorunlar

Gebelikte sorun oluşturabilecek birçok komplikasyon var. Bazıları daha sık görülür. En sık görülen komplikasyonlar:

Dış Gebelik

Klamidya, pelvik inflamatuar hastalık ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi enfeksiyon nedeniyle dış gebelik riski artar. Endometriozisi olan kadınlarda da risk artar.

Dış gebelik ciddi kanama, şiddetli kasık ağrısı ve ihmal edilirse ölümle sonuçlanabilir

Acil cerrahi veya uygunsa ilaçla tedavi edilmesi gerekir.

Kan Uyuşmazlığı 

Rh faktör alyuvarların (kırmızı kan hücresi) etrafında bulunan bir proteindir. Bu protein yokluğunda Rh (-) olunur.

Eğer anne Rh (-) ve bebek Rh (+) ise ve bebeğin kanı anneye geçerse annede Rh (+) faktöre karşı antikorlar oluşur.  Bu olay hamileliğin erken döneminde olursa bu bebeğin, doğumda olursa bir sonraki bebeğin kan hücrelerinde yıkım başlar.

28. haftada bu bebeği ve bebek kan grubu doğum sonrası bakıldığında (-) ise daha sonraki bebeği korumak için RhoGAM yapılmalı.

Grup B Streptekok Enfeksiyonu

Yeni doğandaki en önemli enfeksiyon.

Gebelik sırasında kültürde üretilebilir.

Doğum sonrası tedavi edilebilir.

Erken Doğum

37. haftadan  önce olan doğumlar.

Doğum belirtileri erken başlar

Tedavi edilmeye gayret gösterilmeli. Eğer herhangi bir sorun yoksa doğum ne kadar miada yakın olursa bebek için o kadar iyi olur.

Gebelikte Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabet)

Gestasyonel diyabet insülin üretiminin yetersiz kalmasıyla ortaya çıkar

Genellikle 2. trimesterde başlar

Diyetle tedavi edilemezse ilaç kullanılmaz. İnsülin (iğne) ile tedavi edilir.

Düşük Doğum Ağırlığı

Yetersiz beslenme, sigara , alkol ve kanun dışı ilaç kullanımında olur.

Cinsel yolla bulaşan hastalık veya bulaşıcı hastalıklarda görülebilir

Prematür doğu olursa 3-4 ay bebeğin hastanede kalması gerekebilir.

Düşük doğum ağırlıklı bebeklerde solunum yolu enfeksiyonu, körlük, öğrenme problemi, serebral palsi ve kalp rahatsızlığı daha sık görülür.

Gestasyonel Diyabet

Bütün gebeler gebelik takiplerinde mutlaka gestasyonel diyabet için test edilmeli. Gestasyonel diyabet gebelik sırasında vücudun yeteri kadar insülin salgılayamaması sonucunda şeker seviyesinde yükselme olur.

35 yaş üstü, obes ve aile hikayesi olan gebelerde  gestasyonel diyabet daha fazla beklenir. Bu gebeler  erken dönemde ve daha sık test edilmeli. Gestasyonel diyabet beklenen gebelerde  yaklaşık % 2-5 gestasyonel diyabet tespit edilir.

Gestasyonel diyabet çoğu kişide geçici bir durum. Ayrıca glikoz intolerans veya karbonhidrat intoleransı olarak ta bilinir.

Gestasyonel diyabette tarama testi 24.-28. haftalarda yapılır. Tarama testi olarak 50 gr yükleme testi yapılır. 50 gr tarama testi sorunlu olana gebelerde 100 gr OGTT (oral glikoz tolerans testi) yapılır.  Test sırasında şekerli sıvı alımına bağlı olarak bulantı olabilir. Bunu için şekerli sıvının içine limon karıştırılıp limonata gibi içilebilir.

Gestasyonel Diyabet Bulguları

  • İdrarda glikoz
  • Çabuk susama
  • Sık idrara çıkma
  • Yorgunluk
  • Bulantı
  • İdrar yollarında, vajende ve deride sık enfeksiyon
  • Görme bulanıklığı

Gestasyonel Diyabet Tedavisi

Gestasyonel diyabette tedavinin en önemli bölümü kan şekeri seviyesini kontrol altında tutmak. Tedavide yapılması gerekenler:

  • Gebe ve bebeğin yakın takibi
  • Kan şekeri seviyesi takibi
  • Diyet ve egzersiz programı
  • Gerekirse insülin tedavisi

Gestasyonel diyabet olan kadınlarda ileride  Tip II diyabet gelişme riski daha fazla.

Gestasyonel Diyabet Riskleri

Gestasyonel diyabet tanısı konup uygun şekilde tedavi edilirse komplikasyon riski çok az. Eğer tedavi edilmezse anne ve bebekteki etkileri:

  • İri bebek
  • Erken doğum
  • Sezaryen oranında artış
  • Fetal ve neonatal  ölümlerde çok az artış

Uygun  tedavi ile gestasyonel diyabeti olan gebelerin bebekleri sağlıklı diğer ve diyabet doğum sonrası kaybolur.

Eğer sık idrara çıkma, sürekli susama ve idrarda glikoz devam ederse doğumdan birkaç ay sonra kan şekeri seviyesi mutlaka ölçülmeli.

Gestasyonel Hipertansiyon

Gestasyonel hipertansiyon gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon olup gebeliğe bağlı hipertansiyon (PIH) olarak da bilinir.  Gestasyonel hipertansiyon preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi çok ciddi sorunlara yol açabilir. Hipertansiyon gebelikte % 6-8 oranında görülür.

Gebelikte Hipertansiyon Tipleri

Hipertansiyon Gebelikte 3 şekilde ortaya çıkar:

  • Kronik Hipertansiyon: Gebelik öncesi, gebeliğin ilk 20 haftası ve doğumdan sonra 140/90 üzeri tansiyon olması.
  • Gestasyonel Hipertansiyon: Gebeliğin 20. haftasından sonra hipertansiyon gelişip doğumdan sonra kaybolması
  • Preeklampsi: Gebeliğin 20. haftasından sonra kronik veya gestasyonel hipertansiyon ile birlikte görülebilir. Eğer tedavi edilmezse idrarda proteinüri, hipertansiyon ve ödem ile birlikte hem anne hem de bebekte hayati tehlike oluşturabilecek kadar ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

Gebelikte Hipertansiyon  Riski

  • İlk gebelik
  • Anne ve kardeşi PIH olan
  • 20 yaşından genç ve 40 yaşından sonraki gebelik
  • Gebelik öncesi hipertansiyonu ve böbrek hastalığı olan gebeler

Gestasyonel Hipertansiyonun Bebeğe Etkisi

Hipertansiyon plasentadan bebeğe yeteri kadar kan akımının geçmesine engel olur. Kan akımı yeteri kadar olmazsa bebeğe daha az oksijen ve besin geçeceği için bebeğin gelişimi yavaşlar.

Eğer hipertansiyon tedavisi uygun şekilde yapılırsa zamanında sağlıklı bebek olma ihtimali yüksek. Eğer tansiyon kontrol altına alınamazsa gebelik zehirlenmesi yani preeklampsi ve eklampsi gelişebilir.

Gestasyonel Hipertansiyon Tanısı

Her muaynede kan basıncı (tansiyon) mutlaka ölçülmeli. Eğer hipertansiyon varsa idrar ve kan testlerinin de yapılması gerekir.

Hipertansiyon olan gebede böbrek ve kanam profili testleri kontrol edilir. Dopler ültrason ile plasenta ve kordondan bebeğe geçen kan miktarı ölçümü yapılır.

Gestasyonel Hipertansiyon Tedavisi

Tedavi gebelik haftasına göre değişir. Eğer hamilelik son dönemlerinde ise bebek mümkün olduğu kadar erken doğurtulur.

Eğer hafif hipertansiyon varsa ve gebelik haftası henüz doğum için erkense:

  • Sol yana yatmaya özen gösterilmeli
  • Daha sık takibe gidilmeli
  • Tuz kısıtlanmalı
  • Sıvı alımı arttırılmalı

Eğer tansiyon şiddetli olursa tansiyon ilacı kullanılmalı ve mümkün olan en erken sürede doğum yaptırılmalı.

Gestasyonel Hipertansiyondan Korunma

Kesin olan bir korunma yöntemi yok. Doktor kontrolü altında dikkat edilmesi gereken şeyleri yaparak korunmaya çalışılmalı:

  • Tuz kısıtlaması
  • Günlük en az 8 bardak su tüketmek
  • Protein alımını arttırılıp abur cubur tüketimi azaltılmalı
  • Yeteri kadar istirahat
  • Düzenli egzersiz
  • Gün içinde mümkün olduğu kadar ayakları yukarıda tutma
  • Alkol kullanılmamalı
  • Kafeinden uzak durulmalı
  • Gerekli durumlarda doktorun söylediği dozlarda ilç kullanılmalı

Gebelik Kolestazı

Bazı gebeler ileri gebelik haftalarında şiddetli kaşıntı ile karşılaşır. Bu şiddetli kaşıntının sebebi olan  kolestaz gebelikte  olan bir karaciğerde hastalığı. Gebelik hormonları nedeniyle safranın safra kesesine geçişi engellenir. 3. trimesterde gebelik hormonları iyice yükseldikten sonra görülür ve doğumdan birkaç gün sonra kaybolur. Görülme sıklığı 1000 de 1. Kolestaz bazen ekstrahepatik kolestaz (karaciğer dışında olan), intrahepatik kolestaz (karaciğer içinde olan) veya obstetrik kolestaz olarak değerlendirilir.

Gebelik sırasında kolestaz riski olan kadınlar:

  • Çoğul gebelik
  • Gebelik öncesi karaciğer hastalığı olan gebe
  • Annesi veya kız kardeşi kolestaz geçiren gebe

Gebelik Kolestazı Nedeni

Safra kesesi karaciğerden gelen safraları depolayarak gerekli olduğunda sindirim için bağırsaklara salgılar. Gebelik hormonları safrakesesi fonksiyonu bozarak safranın akışını azaltıp durdurabilir. Safra akışı yavaşlayıp durduktan sonra safra asitleri karaciğerde birikerek kan dolaşımına geçer.

Gebelik Kolestazı Bulguları

Sık bulgular:

  • Özellikle ayak ve ellerde kaşıntı (çoğunlukla tek bulgu)
  • Koyu idrar rengi
  • Açık gaita  rengi
  • Yorgunluk ve bitkinlik
  • İştah kaybı
  • Depresyon

Daha seyrek bulgular:

  • Sarılık
  • Karında sağ üst kadran ağrısı
  • Bulantı

Gebelik Kolestazı Tanısı

Tanı kaşıntı şikayeti, aile hikayesi ve daha önceden karaciğer hastalığı olan gebelerde  karaciğer fonksiyon testlerindeki bozulma ve safra asidelerindeki yükselme ile konur.

Gebelik Kolestazında Bebeğin Etkilenmesi

Kolestaz fetal distres, erken doğum ve ani bebek ölümlerini arttırır. Anne karnındaki bebeğin safra asitleri annenin karaciğeri tarafından atılır. Kolestaz gelişince artan safra asitleri bebeğe geçerek  bebeğin karaciğerinde stres oluşturur.

Gebelik Kolestazı Tedavisi

Tedavideki amaç kaşıntıdan kurtulma. Bazı tedavi seçenekleri:

  • Yüzeysel kaşıntı merhemleri veya kortikosteroidli merhem
  • Safra asid seviyesini düşürmek için ursodeoxycholic asid
  • Cilde  kan akımını azaltmak için soğuk duşla vücut ısınsı düşürme
  • Bebek akciğer maturasyonunu arttırmak için deksamethasone 
  • Kafa içinde kanamayı önlemek için doğumdan önce anneye ve doğumdan sonra bebeğe K vitamini
  • Süt, karahindiba kökü ve devedikeni karaciğer için faydalı
  • Safra asitleri ve karaciğer fonksiyon testleri için düzenli test

Tedavinin devamı mutlak doktorunuzca çok sıkı yapılmalı. Kesin tedavi doğum. Doğum zamanı çok iyi seçilmeli. Safra asitlerinin seviyesine göre bebek akciğer gelişimi mümkün olduğu kadar beklenmeli. Ancak hastalık anne ve bebek için tehlikeli olmaya başlayınca doğum yapılmalı.

Tedavide:

  • Antihistamikler
  • Yulaf banyosu, vücut kremi    kullanılmamalı.

Gebelik kolestazı geçiren kadınların daha sonraki gebeliklerindeki durumları net olarak bilinmiyor. Bazı araştırmalarda tekrar gebelik kolestazı olma olasılığı %90 olarak bildirilmekte.

Gebelik ve Listeria

 

 

 

 

 

 

 

 

Gebelikte yediğiniz yemeğin iyi mi yoksa kötümü olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Listeria yiyeceklerden geçen hem bebek hem de anneye zararlı bir bakteridir. Listeriozis nadiren görülmesine rağmen gebeler daha duyarlıdır.

Listeria Nedir?

Listeria monocytogenes toprak ve suda bulunan bir bakteridir. Topraktan bulaşan sebzeler ve hayvanlar taşıyıcı olabilir. Listeria pişmemiş etler, pişmemiş sebzeler ve pastörize olmamış süt ve bunlarla yapılan yiyeceklerle bulaşabilir. Listeria pişme pastörizasyon ile yok edilir.

Listeriosis Nasıl Anlaşılır?

Listeriosis bulguları 2-30 günde çıkar. Gebede baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, kusma, ateş gibi nezle benzeri bulgular gelişir. Eğer enfeksiyon sinir sistemine yayılacak olursa ense sertliği, orientasyon bozukluğu, konvülzyon gibi bulgular ortaya çıkar.

Listeriosis Bebeğe Zararlımı?

Gebelikte aşağıdaki risklerde artış olacaktır:

  • Düşük
  • Erken doğum
  • Yeni doğan enfeksiyonu
  • Bebek ölümü (anne karnında veya doğum sonrası)

Antibiyotik ile erken tedavi fetal enfeksiyon ve komplikasyonları engeller. Antibiyotik tedavisi yeni doğana da verilebilir.

Listeriosis Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

  • Yumuşak Peynir Yerine Sert Peynir Tercih Edilmeli: Sert peynirler tüketmek güvenlidir.
  • Hazır Yiyeceklere Dikkat: Restoranlarda hazır salata ve sandviç türü yiyeceklere dikkat edilmeli.
  • Dondurulmuş et ve patates yenmemeli
  • Yiyecek hazırlanırken.

Bütün sebze ve meyveler iyice yıkanmalı

Eller iyice yıkanmalı

Bütün yüzeyler iyi temizlenmeli

Buzdolabı temiz olmalı

Yiyecekler iyi pişirilmeli

Gebelik Zehirlenmesi; HELP Sendromu

HELP sendromu hamilelikte gebeyi etkileyen bir rahatsızlık. HELP sendromu preeklampsinin bir çeşidi olarak düşünülse de preeklampsiyi de kapsar. HELP sendromu ile ilgili hala çok fazla bilinmeyen var. Gebelikte görülme oranı % 0,2-0,6 arası.

HELP Sendromu

HELP ismi   H: hemoliz (hemolysis)
E: karaciğer enzimlerinin yükselmesi (elevated liver enzymes)
LP: platelet azalması (low platelet)

Çoğunlukla HELP sendromu preeklampsi ile birlikte olmasına rağmen preeklampsi tanısı konulmadan da HELP bulguları ortaya çıkabilir. Preeklampsi tanısı konulan kadınlarda HELP sendromu görülme hızı %4-12. HELP sendromu hepatit, safra kesesi hastalıkları, idiopatik trombositik purpura (ITP) ile karışabilir.

HELP Sendromu Bulguları

En sık görülen bulgular:

  • Baş ağrısı
  • Gittikçe kötüleşen bulantı ve kusma
  • Karında sağ üst kadran ağrısı
  • Yorgunluk ve bitkinlik

Bazı bulgular normal gebelikte de olan bulgular olabilir. Bu bulgular:

  • Görme bozuklukları
  • Yüksek tansiyon
  • İdrarda protein (proteinüri)
  • Ödem (şişlik)
  • Şiddetli baş ağrısı
  • Kanama

HELP Sendromu Tanısı

HELP bulguları diğer hastalıkların bulguları ve komplikasyonları ile karıştığı için kan testleri ile  karaciğer fonksiyon testlerinin yapılması gerekir. Gebeliğin son 3 ayında ve doğumdan sonraki ilk 48 saat içinde olmasına rağmen 3. trimesterden önce ve doğumdan sonra 7. güne kadar  nadiren görülür.

Kan basıncı ölçümü ve idrarda proteinüri bakılır. HELP Sendromunda:

  • Kırmızı Kan Hücrelerinde Hemoliz

Periferik yaymada anormallik
Laktat Dehidrogenaz  > 600 u/l
Bilüribin > 1.2 mg/dl

  • Karaciğer Enzimlerinde Yükselme

Serum aspartat aminotransferaz  > 70 u/l
LDH  > 600 u/l

  • Trombosit sayısında azalma

HELP Sendromu Nedeni

HELP sendromunun nedeni hala kesin olarak bilinmiyor. Preeklampsi ve gebeliğe bağlı hipertansiyon olan hamilelerde daha fazla olmasına rağmen preeklampsi bulgusu olmadan da HELP sendromu olmakta.  HELP sendromu olma riskini arttıran sebepler:

  • Daha önceki gebeliklerinde HELP sendromu olma (her yeni gebelikte risk %20-25 artar)
  • Preeklampsi veya gebeliğe bağlı hipertansiyon
  • 25 yaş üstü hamileler
  • Multipar (2 ve daha fazla doğum yapmış kadın)

HELP Sendromu Risk ve Komplikasyonları

Eğer HELP sendromu tanısı konup tedavi edilmezse hem anne hem de bebek için çok ciddi sorunlar oluştur. En ciddi komplikasyonlar:

  • Plasenta abruptia
  • Pulmoner ödem (akciğerlerin sıvı toplaması)
  • DIC ( kanama faktörlerindeki sorunlar nedeniyle çok ciddi iç kanama)
  • ARDS (akciğer yetmezliği)
  • Karaciğerde hematom rüptürü
  • Akut böbrek yetmezliği
  • Kan transfüzyonu
  • İnfant ARDS
  • İntra uterin gelişme geriliği

HELP sendromunda anne ölüm oranı %1.1. Bebekte ölüm ve morbidite oranı %10-60arası.

HELP Sendromu Önlenmesi

Sebebi bilinmediği için önlemek içinde kesin bir yöntem yok. Erken teşhis ve tedavi HELP sendromunun ciddi problemlerinden korunmanın en iyi yolu erken teşhis ve tedavi.

HELP Sendromu Tedavisi

Doğum HELP sendromunun en iyi ve kesin tedavisi. Doğumdan 2-3 gün sonra bir çok bulgu ve semptom kaybolur.  Gebelik haftası 34 ve üzeri ve durum gittikçe daha kötüye gidiyorsa hemen doğum yaptırılır. Eğer 34 haftadan küçükse:

  • Hastaneye yatış yapılarak yatak istirahatı sağlanır
  • Akciğer gelişimi için kortikosteroid iğnesi yapılır
  • Kasılmaları önlemek için MgSO4 (magnezyum sülfat) tedavisi başlanır
  • Eğer tombosit düşerse transfüzyon yapılır
  • Hipertansiyon varsa antihipertansif kullanılır
  • Fetal gelişim izlenerek en kısa sürede doğum yaptırılır.

34 haftadan önce doğum planlanırsa  sezaryen yapılır. 34 hafta ve daha sonrasında eğer serviks (rahim ağzı) uygunsa vajinal doğum yaptırılabilir.

Gebelik Zehirlenmesi; Preeklampsi

Preeklampsi sadece gebelikte olan bir durum. Tanı yüksek kan basıncı, idrarda protein ve ödem ile konur. Peeeklampsiye gebelik zehirlenmesi de denir. İlk gebelikte görülme olasılığı % 2-6 arası.

Preeklampsi Riski Olan Gebeler

Preeklampsi riskini arttıran nedenler:

  • İlk gebelik
  • Daha önceki gebeliklerinde gestasyonel hipertansiyon veya preeklampsi geçirenler
  • Kız kardeşi ve annesi preeklampsi olan gebeler
  • İkiz gebelik 20 yaşından önce ve 40 yaşından sonra
  • Gebelik öncesi hipertansiyon veya böbrek hastası olan gebeler
  • Obez gebeler ( BMI  30 ve üzeri)

Preeklampsi Bulguları

Hafif Preeklapsi: Kan basıncı yükselmesi, su tutulumu (ödem), idrarda protein (proteinüri

Şiddetli Preeklampsi :Baş ağrısı, bulanık görme, parlak ışıktan rahatsız olma, yorgunluk, bulantı kusma, az miktarda idrar çıkarma, sağ üst karın boşluğunda ağrı, nefes darlığı. Bu şikayetlerde acilen doktorunuza başvurmanız gerekir.

Preeklampsi Tanısı

Her muaynede kan basıncı, ödem ve idrar kontrolü yapılır. Eğer şikayetler sonucunda preeklampsi düşünülürse böbrek fonksiyon, karaciğer fonksiyon, kanama pıhtılaşma testleri,  Ultrasonda bebeğin büyümesi ve dopler ile plasental kan akışına bakılır.

Preeklampsi Tedavisi

Tedavi doğuma nekadar zaman kaldığına bağlı. Eğer beklenen doğum tarihi yakın ve bebek gelişimi yeterliyse doğum mümkün olan en kısa sürede yapılmalı.

Eğer hafif preeklampsi varsa ve beklenen doğum tarihi yakın değilse ve bebek yeterli büyüklüğe ulaşmamışsa:

  • İstirahat edilmeli ve sol tarafa yatılır
  • Daha sık muayene olunur
  • Tuz kısıtlanır
  • En az 8 bardak su tüketilir
  • Diet programı değiştirilerek daha fazla protein kapsayan besinler tüketilir.

Şiddetli preeklampsi durumlarında yüksek tansiyon ilaçla kontrol altına alınmaya çalışılarak biran önce doğum yapılır.

Preeklampsinin Anneye Etkisi

Eğer preeklampsi erken ve uygun şekilde tedavi edilmezse karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, kardiovaslüler problemler gibi çok ciddi sorunlara yol açarak annenin hayatını tehlikeye sokabilir.

Preeklampsi sonrası:

  • Eklampsi :Preeklampsinin daha şiddetli bir şekli olup annede eklampsi (sara; nöbet) gelişebilir.
  • HELP Sendromu: (Hemoliz; Karaciğer enzimlerinde yükselme; Trombosit düşüklüğü) Genellikle gebeliğin son dönemlerinde kırmızı kan hücrelerinin yıkılması, kanda pıhtılaşma ve karaciğer fonksiyonlarının bozulması ile gebede hayati tehlike oluşturan bir durum.

Preeklampsinin Bebeğe Etkisi

Preeklampside  plasentadan geçen kan miktarı azalır. Eğer kan akımı azalırsa bebeğe geçen oksijen ve besin yetersiz kalır. Bunun sonucunda düşük doğum ağırlıklı bebek olur.

Eğer preeklampsi erken teşhis edilir ve tedavisi uygun yapılırsa sağlıklı bebek doğurma ihtimali yüksek olur.

Preeklampsinin Önlenmesi

Henüz preeklampsiyi önlemenin kesin bir yolu henüz bilinmiyor. Kan basıncını kontrol altına alabilmek için yapılması gerekenler:

  • Tuz kısıtlaması; çok az yada hiç tuz kullanılmamalı
  • Günde 6-8 bardak su içilmeli
  • Kızartma ve abur cubur yemekten mümkün olduğu kadar uzak durulmalı
  • Yeteri kadar dinlenilmeli
  • Düzenli egzersiz yapılmalı
  • Gün içinde birçok kez ayaklar yukarı kaldırılmalı
  • Alkolden uzak durulmalı
  • Kafeinli içecekler az tüketilmeli
  • İlaçlar zamanında ve doğru kullanılmalı.

Grup B Streptokok Enfeksiyonu ve Gebelik

Grup B Streptokok (GBS) gebelerin vajen ve rektumunda bulunabilen bakteriyel bir enfeksiyon. Bu bakteri sağlıklı yetişkin kadınların vajen ve rektumlarında % 25 oranında  bulunur. Bu yetişkinlerin çoğunda hiçbir klinik bulgu olmayabilir. GBS cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon değil.

GBS için testi pozitif olan kadınlar bakteri ile  kolonize olmuştur. GBS doğumda anneden bebeğe geçebilir. GBS pozitif her gebenin bebeğinde enfeksiyon olmaz. Yaklaşık 2000 vajinal doğumdan birinde bebekte GBS enfeksiyonu olur.

GBS enfeksiyonu bebekte nadir olmasına rağmen ciddi sorunlara yol açabilir.

Grup B Streptokok Tanısı

Gebelerde GBS taraması 35-37. haftalarda yapılmalı. Kültür çubuğu ile vajen ve rektumdan örnek alınır. Test 24-48 saat içinde sonuçlanır.

GBS taraması pozitif çıkan kadınlar taşıyıcıdır. Antibiyotik ile tedavi edilmemiş GBS taşıyıcısı kadınların doğumda enfeksiyonu bebeklerine bulaştırma ihtimalleri 200 de bir.

Grup B Streptokok Taşıyıcı Gebede Korunma

GBS taraması pozitif çıkan kadınların çoğunda herhangi bir bulguya rastlanmaz. Ancak bazı gebeler GBS pozitif bebek doğurma riskleri daha yüksek. Bu riskler:

  • 37 haftadan önce membran rüptürü ve doğum
  • Doğumdan 18 saat önce membran rüptürü
  • Doğumda ateş
  • Gebelikte GBS nedeniyle idrar yolu enfeksiyonu
  • Daha önceden GBS lu bebek doğumu

Bu durumlarda mutlaka koruma ve tedavi amaçlı antibiyotik kullanılmalı. GBS pozitif gebelerde GBS enfeksiyonlu bebek doğurma riski:

  • 1/200 antibiyotik kullanmayanda
  • 1/400 antibiyotik kullananda

Bebeği GBS tan korumanın en iyi yolu antibiyotik kullanma. Risk grubu olan kadınlarda antibiyotik damar yolu ile verilmeli.  GBS taşıyıcısı kadınlarda doğumdan önce tedavi vermek etkili olmayabilir. GBS lar barsak sisteminde kolonize oldukları için tedavi sonrası tekrar vajene gelebilir. Tedavi doğum sırasında verilmeli.

Grup B Streptokok Enfeksiyonlu Bebek

GBS enfeksiyonu bebekte erken ve geç bulgular oluşturur.

Erken Bulgular:

  • Doğumdan sonra birkaç saat içinde belirir
  • Solunum problemleri, kalp ve kan basıncı düzensizlikleri
  • Bağırsak ve böbrek problemleri
  • Sepsis, pnömoni (zatüre) ve menenjit en sık komplikasyonlar

Erken bulgu veren bebekler acilen damar yolu ile antibiyotik verilerek tedavi edilmeli.

Geç Bulgular:

  • Semptom ve bulgular doğumdan sonra bir hafta veya birkaç ay içinde ortaya çıkar
  • Menenjit en sık komplikasyon
  • Geç oluşan GBS erken oluşan kadar sık değildir.

Geç dönemde oluşan GBS enfeksiyonunun sebebi sadece doğum olmayabilir. Bebek enfeksiyonu başka yollarla da almış olabilir.

Hiperemezis Gravidarum

Hiperemezis gravidarum şiddetli bulantı, kusma, kilo kaybı ve elektrolit bozukluğu olan bir rahatsızlık. Hafif durumlarda diyet, istirahat ve antiasid ile tedavi edilebilir. Ancak şiddetli durumlarda beslenme ciddi oranda bozulduğu için hastanede yatırılarak damar yolundan sıvı, elektrolit ve besin verilerek tedavi edilebilir. Şidetli durumlarda doktorunuza danışmadan kendinizi tedavi etmeye çalışmayın, çok tehlikeli olabilir.

Gebelerin çoğunda sabah bulantı kusma (morning sickness) olur. Şiddetli bulantının hormon seviyesinin yükselmesi nedeniyle olduğu düşünülse de gerçek neden bilinmiyor. Şikayetler 4.-6. haftalarda başlayıp 9-10 hafta civarlarında maksimuma ulaşıp 14. hafta civarlarında iyice azalır. Bulantı kusma bazı gebelerde doğuma kadar sürebilir.

Hiperemezis gravidarumun bilinene bir tedavisi yok ancak gebenin rahat etmesi için bazı tedaviler yapılabilir.

Hiperemezis Gravidarum ile Bulantı-Kusma ( Morning Sickness) Farkı

Bulantı-Kusma Hiperemezis  Gravidarum
Bulantı bazen kusma ile olur  Bulantı ile birlikte şiddetli kusma
Bulantı 12. hafta civarlarında biter  Bulantı şiddeti azalmaz
Kusma çok fazla sıvı kaybı yapmaz  Kusma ile birlikte şiddetli sıvı kaybı
Bulantı ile birlikte bazı besinler alınabilir Besin alınması neredeyse imkansız

Hiperemezis Gravidarum Bulguları

  • Şiddetli bulantı kusma
  • Yemekten tiksinme
  • Gebelik öncesi kilonun % 5 ve fazlası kaybetme
  • İdrar çıkışında azalma
  • Dehidratasyon
  • Baş ağrısı
  • Bilinç bulanıklığı
  • Aşırı yorgunluk
  • Sarılık
  • Bayılma
  • Kan basıncı düşmesi
  • Çarpıntı
  • Deri elastisitesi kaybı
  • Anksiete ve depresyon

Hiperemezis Gravidarum Tedavisi

Ciddi durumlarda hamilenin hastaneye yatması gerekir.

Hastanede:

  • Serum tedavisi: Hidrasyon sağlayıp elektrolit, vitamin ve besin desteği sağlamak için
  • Tüple beslenme: Besinlerin daha kolay alınmasına yardımcı olur
  • İlaç tedavisi: Gerekli olan ilaçların verilmesi

Evde:

  • Yatak istirahatı: Gebenin daha konforlu olması sağlanır. Ancak çok fazla yatak istirahatı kas ve kilo kaybına neden olabilir.
  • Akupunktur: Uygun yerlere yapıldığında bulantı azalabilir
  • Bitkisel çaylar : Zencefil ve nane
  • Hipnoz
  • İlaçlar: Doktorun önereceği ilaçlar.

İdrar Yolu Enfeksiyonu ve Gebelik

Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu 6. haftadan itibaren 24. haftaya kadar sık görülür. İdrar yollarındaki değişiklikten dolayı hamilelikte risk artar. Uterus büyüdükçe yaptığı baskıdan dolayı mesanenin tam boşalmasına engel olacağı için enfeksiyon artar.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Bulguları

İdrar yolu enfeksiyonunda aşağıdaki bulgulardan bazıları veya hepsi görülebilir.

  • İdrar yaparken ağrı yada rahatsızlık
  • Sık idrara çıkma
  • İdrarda kan yada mukus
  • Kasıkta ağrı ve kramp
  • İlişkide ağrı
  • Terleme, ateş titreme ve idrar kaçırma
  • Gece idrar yapma isteği ile tuvalete kalkma
  • İdrar miktarında değişiklik; azalma veya artma
  • İdrar torbası bölgesinde ağrı, baskı, ve hassasiyet
  • Eğer böbrek enfeksiyonu gelişirse sırt ve yan ağrısı, titreme, ateş, bulantı ve kusma

İdrar Yolu Enfeksiyonu Bebeğe Etkisi

İdrar yolu enfeksiyonu tedavi edilmezse böbrek enfeksiyonuna yol açar. Bunun sonucunda erken doğum ve düşük doğum ağırlığı görülür. İdrar yolu enfeksiyonu tedavi edilirse bebeğe zarar vermez.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tanısı

Tanı gebelik boyunca idrar tahlili ve kültürü ile konur.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavisi

Hamilelik süresince idrar yolu enfeksiyonu antibiyotik ile tedavi edilir. Antibiyotik seçimi gebelik haftası ve idrar yolu enfeksiyonunun derecesine göre değişir.

İdrar Yolu Enfeksiyonundan Korunma

Hamilelik süresince idrar yolu enfeksiyonu olmamak için dikkat edilmesi gerekenler:

  • Günlük 3-3,5 litre sıvı tüketilmeli (idrar rengi gün içinde sarı renkli olmamalı)
  • Enfeksiyonlarla mücadele için C vitamini (250-300 mg), beta karoten (25000-50000 ünite), ve çinko (30-50mg) alınmalı
  • İdrar torbasını belli sürelerle boşaltmak alışkanlık haline getirilmeli
  • İlişki öncesi ve sonrası idrar yapılmalı
  • İdrar yolu enfeksiyonu tedavisi alırken ilişki olmamalı
  • İdrar yaptıktan sonra temizlik önden arkaya doğru yapılmalı
  • Hergün iççamaşırı değiştirilmeli
  • Dar giyinmemeli

Mantar Enfeksiyonu ve Gebelik

Mantar enfeksiyonu hamilelikte diğer zamanlara göre özellikle 2. trimesterde daha sık olur. Mantar enfeksiyonunun gebeliğe hiçbir zararı olmaz. Fakat kontrol etmek daha zor. Eğer rahatsızlık vermiyorsa tedavi etmek için uğraşmamak gerekir. Mantar enfeksiyonu vajendeki asidik ortam bozulunca ortaya çıkar.

Gebelikte hormonal değişiklikler ve vajen salgısında şeker artışı nedeniyle mantar  enfeksiyonu artar.

Mantar Enfeksiyonun Nedeni

Mantar enfeksiyonu bir yada daha fazla sebepten ortaya çıkabilir:

  • Gebelik nedeniyle oluşan hormonal değişiklikler
  • Doğum kontrol hapı veya hormon ilaçları kullanma
  • Antibiyotik kullanımı
  • Steroid kullanımı
  • Kan şekeri yüksekliği (diyabette olduğu gibi)
  • İlişki
  • Vajen içini su ile yıkama
  • Kan
  • Sperm

Mantar Enfeksiyonun Bulguları

Mantar enfeksiyonunda:

  • Akıntı genellikle beyaz, peynirimsi, ve kokusu küflü ekmek gibi
  • Koyu, bol miktarda akıntı
  • Vajen ve vulvada kızarıklık, kaşıntı ve rahatsızlık
  • İdrar yaparken ve ilişkide yanma

Mantar enfeksiyonuna benzer bulgular olsada bazen muaynede başka enfeksiyonlar tespit edilebilir.  Klamidya, gonere ve trikomoniazis gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve bakteriyel vajinozis mantara benzer şikayetler oluşturabilir. Bu sebepten dolayı mutlaka muayene olmak gerekir.

Mantar Enfeksiyonun Bulguları

Tanı muayene ile konur. Şüphede kalındığında vajenden akıntı lam üzerine alınarak mikroskopta incelenerek kesinleştirilir.

Mantar Enfeksiyonun Gebelikte Tedavisi

Gebelikte mantar tedavisinde vajinal krem ve fitiller tercih edilmeli. Ağızdan ilaçların güvenliği henüz tam olarak bilinmiyor.

Gebelikte mantardan kurtulmak 10-14 gün sürebilir.

Mantar Enfeksiyonundan Korunma

Mantar enfeksiyonundan korunmak için:

  • Beyaz pamuklu dar olmayan iç çamaşırı kullanılmalı
  • Genital bölge duş sonrası mutlaka iyi kurutulmalı
  • Tuvalette sadece önden arkaya doğru temizlik yapılmalı ve tuvalet kağıdı tek sefer kullanılmalı.
  • Yüzmeden sonra ıslak mayoyla kalınmamalı, hemen değiştirilmeli
  • Vajen içi yıkanmamalı
  • Yoğurt mutlaka yenmeli (laktobasiller için gerekli)
  • Şeker alımı azaltılmalı
  • Vücut direncini arttırmak için yeteri kadar dinlenmeli.

Mol Gebelik; Üzüm Gebeliği

Mol gebelik plasentanın anormal bir durumu. Nadir rastlanan bir hastalık olup 1000 de 1 oranında görülür. Mol gebelik halk arasında üzüm gebeliği olarak ta bilinir. Ayrıca gestasyonel trafoblastik hastalık, hidatiform mol veya sadece mol olarak ta bilinir.

Mol gebelik döllenme sırasında oluşan bir hata sonucunda rahim içinde anormal plasental dokunun büyümesi. Mol gebelikte çok nadiren fetal doku olabilir. Mol gebelikte büyüme normal gebeliğe göre daha hızlı olur. İki tür mol gebelik var: tam (komplet) ve parsiyel (inkomplet).

Tam Mol

Sadece plasenta parçalar var. Spermin içi boş yumurtayı döllemesi sonucunda oluşur. Yumurta boş olduğu için bebek oluşmaz.

Gebelik testi plasentanın beta hCG yi üretmesi nedeniyle pozitif çıkar. Ultrasonda sadece plasenta görülür.

Parsiyel Mol

Rahim içinde anormal plasenta dokusu ile birlikte ciddi anomalileri olan  embryo görülür.

Mol Gebelik Riski Taşıyan Gebeler

  • 40 yaş üstü gebelik
  • Daha önceden mol gebelik geçirenler
  • Düşük yapanlar
  • Siyah ırk

Mol Gebelik Bulguları

  • Lekelenme
  • Aşırı bulantı ve kusma
  • Tiroit hastalıkları nadir olarak görülebilir.
  • Erken dönemde preeklampsi
  • hCG seviyesinde fazla yükselme
  • Fetal hareket ve kalp atımı görülmez.

Mol Gebelik Tanısı

Muaynede gebelik haftasına göre daha büyük uterus tespit edilir. Beta-hCG seviyeleri olması gerekenden daha yüksek.

Ultrasonda üzüm salkımı görüntüsü olur. Bu yüzden üzüm gebeliği de denir.

Mol Gebelik Tedavisi

Mol gebelikte daha önceden tespit edilip kürtaj yapılmazsa üzüm salkımı benzer doku vajenden gelmeye başlar.

Mol gebelik kürtaj ile sonlandırılmalı. Kürtaj anestezi altında yapılıp rahim duvarları iyice kazınmalı. Bazen ilaç tedavisi ile mol gebelik sonlandırılabilir.

Kürtaj sonrası kadınların % 90 ı başka tedaviye ihtiyaç duymaz. Beta hCG seviyesi 0 olduktan sonra 1 yıl boyunca takip edilmeli. Bu dönemde korunup tekrar hamile kalınmamalı. Korunma için spiral kullanılmaz.

Mol gebelik geçirenlerde tekrar mol gebeliği olma ihtimali %1-2

Oligohidramniyos

Amniyotik sıvı bebeğin yaşam destek sistemidir. Bebeği korur ve sindirim sistemi, akciğer, kas, kol ve bacakların gelişiminde görev alır.

Amniyotik sıvı amniyotik kese oluştuktan hemen sonra  yani 3.-4. gebelik haftasında oluşur. Amniyotik sıvı başlangıçta aanden geçen su ile oluşur. Gebeliğin 20. haftasından sonra amniyotik sıvıyı oluşturan en önemli kaynak fetal idrar. Bebek büyüdükçe amniyotik sıvının yardımı ile el veayaklarını, parmaklarını oynatır. 2. trimester de bebek solunum hareketleri yaparken akciğerlerine amniyotik sıvı girer ve çıkar. Yine aynı dönemde yutma hareketleride başladığı için amniyotik sıvı mideye ve sonra dolaşıma geçer.

Amniyotik sıvı 32-33. haftaya kadar artar ve daha sonra azalmaya başlar. Amniyotik sıvı ölçümlerinde 5-25 cm  yükseklik veya 800-1000 ml ölçüm normal seviyeleri gösterir. Eğer sıvı miktarı çok az olursa oligohidramniyos ve çok fazla olursa polihidramniyos denir.

Oligohidramniyos

Oligohidramniyos çok az amniyotik sıvı olması. Amniyotik sıvı ölçümünde en sık  kullanılan yöntemler amniyotik sıvı endeksi (AFI) ölçümü (dört kadranda yapılan ölçümler toplamı) ve tek bir tane en büyük sıvı cep ölçümü. Eğer 32-36 haftada AFI 5 cm den, tek cepte ölçüm 2-3 cm den ve toplam sıvı 500 cc den azsa oligohidramniyos gelişmiş demektir. Gebelerin % 4 ünde polihidramniyos görülür. Gebeliğin herhangibir döneminde görülür ancak en çok son trimesterde görülür. 42 haftaya ulaşan gebelerin % 50 sinde oligohidramniyos görülür. 41 haftayı geçen gebelerin % 12 sinde oligohidramniyos komplikasyon oluşturur.

Oligohidramniyos Nedeni

  • Doğum Defektleri: Bebekteki böbrek ve idrar yolları anomalileri idrar üretiminde azalmaya neden olur. Bunun sonucunda oligohidramniyos gelişir.
  • Plasental Sorunlar: Eğer bebeğe yeteri kadar sıvı ve besin geçmezse amniyon sıvısı azalır.
  • Membran Rüptürü:  Yırtık sonucunda amniyotik zardan sıvı kaçağı olur.
  • Gün aşımı: 42 haftayı geçen gebeliklerde plasentanın yaşlanmasına bağlı olarak amniyon sıvısı azalır.
  • Maternal Komplikasyonlar: Annede dehidratasyon (sıvı kaybı), hipertansiyon, preeklampsi, diyabet ve kronik hipoksi

Oligohidramniyos Riskleri

Oligohidramniyos riski gebelik haftasına bağlı. Amniyotik sıvı kasların, kol ve bacakların, akciğerlerin, ve sindirim sisteminin gelişimi için gerekli. 2. trimesterde bebek solunum ve yutma hareketleri yapmaya başlar. Sıvı akciğerlerin ve sindirim sisteminin gelişimine yardımcı olur.

Oligohidramniyos gebeliğin ilk yarısında tespit edilirse oluşabilecek riskler:

  • Bebeğin sıkışmasına bağlı doğum defektleri
  • Düşük tehdidi ve erken doğum

Oligohidramniyos gebeliğin ikinci yarısında tespit edilirse oluşabilecek riskler:

  • İntrauterin gelişme geriliği (IUGR)
  • Preterm eylem
  • Doğum komplikasyonları

Oligohidramniyos Tedavisi

Oligohidramniyos tedavisi gebelik haftasına göre değişir. Eğer henüz doğum vakti gelmemişse gebe sıkı takibe alınarak bebek için en uygun koşullarda doğum yaptırılır. Eğer doğum zamanı yaklaşmışsa veya gelmişse beklemeden doğum yaptırılır. Yatak istirahatı ve fazla sıvı alınımı yada damardan sıvı takviyesi önemli. Çok fazla uygulanmamakla beraber amniyotik kese içine sıvı infizyonu yapılabilir.

Plasenta Akreata

Plasenta uterusun duvarına yapışır. Plasentanın sadece duvara yapışmayıp duvarın içine doğru ilerlemesine ve bu ilerlemenin derecesine göre sırasıyla plasenta akreata, plasenta inkreata ve plasenta perkreata denir. 2500 gebelikte 1 görülür.

Plasenta Akreata: Plasenta uterus duvarına derin yerleşir ancak uterus kaslarına geçmez. %75 bu şekilde olur.

Plasenta İnkreata: Plasenta uterus duvarına derin yerleşir ayrıca uterus kaslarına geçer. %15 bu şekilde olur.

Plasenta Perkreata: Plasenta uterus duvarına derin yerleşir,uterus kaslarını geçip uterus serozasına (dış katmanı) hatta mesane veya bağırsak gibi diğer organlara yapışır.  %5 bu şekilde olur.

Plasenta Akreata Nedeni

Tam olarak nedeni bilinmemekte. Plasenta previa ve sezaryen olanlarda daha sık görülmekte. Daha fazla sezaryen sonraki gebeliklerde daha sık plasenta akreata görülmesi demek.

Plasenta Akreata Riskleri

Bebeğe Riski: Prematür doğum ve buna bağlı olarak bebekte oluşacak riskler. 3. trimesterde kanama plasenta akreatanın habercisi olabilir. Erken doğum ile ilgili tedavilerin yapılması gerekir.

Anneye Riski: Plasenta doğum sonrası rahim duvarından ayrılması zor olur. Buna bağlı olarak ciddi kanamalar gelişebilir. Ciddi kanamalar hayati tehlike oluşturabilir. Plasenta perkreata durumunda plasentanın ayrılması eğer yapışmışsa diğer organlara zarar verebilir. Kanamayı durdurmak için ilaç tedavisi yeterli olmazsa rahmi almak gerekebilir.

Plasenta Akreata Tedavisi

Plasenta akreatanın olmaması için yapılabilecek hiçbir şey yok. Eğer tespit edilirse gebe yakın takibe alınmalı. Doğum sonrasında fazla miktarda kan verilmesi gerekebilir.

Şiddetli kanamalarda kanama durdurulamazsa  rahim alınabilir.

Plasenta Previa

Plasenta previa plasentanın aşağıya rahim ağzına yakın yada rahim ağzının tamamını örtecek şekilde yerleşmesi. Doğumda veya daha öncesinde serviks genişlemeye başlayınca plasenta  yerinden ayrılır.

Plasenta previa yaklaşık 200 gebede 1 görülür. Daha sık görüldüğü durumlar.

  • Birden fazla çocuk sahibi olmak
  • Sezaryen ile doğum
  • Rahimde cerrahi işlem yapmak (myomektomi gibi)
  • İkiz gebelik

Plasenta Previa Tipleri

Komplet Previa: Rahim ağzı tamamen plasenta tarafından kapatılmış

Parsiyel Previa: Rahim ağzının belli bir bölgesi plasenta tarafından kapatılmış.

Marjinal Previa: Plasenta rahim ağzının kenarına kadar ilerler.

Plasenta Previa Bulguları

Plasenta previanın en sık bulgusu ağrısız kanama. Diğer bulgular erken doğum ağrıları, bebeğin makad veya transvers pozisyonunda ve rahmin gebelik haftasına göre daha büyük olması.

Plasenta Previa Nedeni

Kesin neden bilinmemekle beraber plasenta previa olmasını arttıran sebepler:

  • 35 yaş üstü gebeliği
  • 4 den fazla gebelik olması
  • Uterusta geçirilmiş ameliyat

Plasenta Previa Tedavisi

Plasenta previa tanısı konduktan sonra yatak istirahatı önerilir ve daha sık takip edilir.

Plasenta previada: İlişki yasak, seyahat kısıtlı ve kesinlikle alttan muayene yapılmaz.

Gebelik haftasına göre akciğer gelişimi için steroid verilir. Mümkün olan en erken dönemde sezaryen ile doğum yaptırılır.

Plasenta Abruptia

Plasenta abruptia plasentanın rahim duvarına yapıştığı yerden ayrılması. Genellikle son 3 ayda  olmasına rağmen 20. haftadan sonra herhangi bir zaman olabilir.

Plasenta bebeğin yaşam destek sistemi. Bebeğe besin ve oksijen aktarır. Plasenta rahim duvarından ayrılırsa besin ve oksijen aktarımı durur.

Plasenta Abruptia Bulguları

  • Vajinal kanama
  • Rahimde hassasiyet
  • Sık kasılma
  • Kasık ağrısı
  • Fetal kalp ritim bozuklukları

Plasenta Abruptia Tanısı

Plasenta abruptianın kesin tanısı doğumdan sonra plasenta incelenerek konur. Gebelikte tanı koyabilmek için kullandığımız birkaç yöntem var:

  • Ultrason
  • Hasta şikayetlerinin değerlendirilmesi
  • Kan testleri
  • Fetal izlem

Plasenta Abruptia Tedavisi

Tedavi ayrılmanın derecesine, yerine ve gebelik haftasına bağlı. Tam (total) veya parsiyel ayrılma olabilir.

Parsiyel plasenta abruptia vakalarında gebelik haftası doğum için erkense yatak istirahatı ve yakın takip yapılır. Eğer bebekte sorun olmazsa bebeğin maturasyonunu tamamlaması beklenir. Acil transfüzyon için kan hazır bekletilmeli ve gerekirse kan verilmeli.

Tam ayrılmada gebelik haftasının hiçbir önemi yok. Mümkün olan en kısa sürede doğum yaptırılmalı.

Maalesef plasentanın ayrılmasını durduracak veya tekrar plasentanın yapışmasını sağlayacak bir tedavi yok.

Ciddi plasenta ayrılmalarında % 15 fetal ölüm görülür.

Plasenta Abruptia Nedeni

Neden tam olarak bilinmiyor. Risk altında olan gebeler:

  • Sigara içenler
  • Gebelikte kokain kullananlar
  • 35 yaş üstü gebelik
  • Hipertansiyon ve preeklampsi olması
  • Daha önceki gebeliklerde plasenta abruptia geçirmek.
  • Karın bölgesine darbe
  • Rahimde anomali olması

Eğer 3. trimesterde vajinal kanama olursa acilen doktorunuzu aramalısınız. Bu dönemdeki kanamanın doğuma bağlı bir kanamamı yoksa plasenta ayrılmasına bağlı bir kanamamı olduğunu sadece doktorunuz ayırabilir.

Polihidramniyos

Amniyotik sıvı bebeğin yaşam destek sistemidir. Bebeği korur ve sindirim sistemi, akciğer, kas, kol ve bacakların gelişiminde görev alır.

Amniyotik sıvı amniyotik kese oluştuktan hemen sonra  yani 3.-4. gebelik haftasında oluşur. Amniyotik sıvı başlangıçta anneden geçen su ile oluşur. Gebeliğin 20. haftasından sonra amniyotik sıvıyı oluşturan en önemli kaynak fetal idrar. Bebek büyüdükçe amniyotik sıvının yardımı ile el veayaklarını, parmaklarını oynatır. 2. trimester de bebek solunum hareketleri yaparken akciğerlerine amniyotik sıvı girer ve çıkar. Yine aynı dönemde yutma hareketleri de başladığı için amniyotik sıvı mideye ve sonra dolaşıma geçer.

Amniyotik sıvı 32-33. haftaya kadar artar ve daha sonra azalmaya başlar. Amniyotik sıvı ölçümlerinde 5-25 cm  yükseklik veya 800-1000 ml ölçüm normal seviyeleri gösterir. Eğer sıvı miktarı çok az olursa oligohidramniyos ve çok fazla olursa polihidramniyos denir.

Polihidramniyos

Polihidramniyos çok fazla amniyotik sıvı olması. Amniyotik sıvı ölçümünde en sık  kullanılan yöntemler amniyotik sıvı endeksi (AFI) ölçümü (dört kadranda yapılan ölçümler toplamı) ve tek bir tane en büyük sıvı cep ölçümü. Eğer AFI 25 cm den, tek cepte ölçüm 8 cm den ve toplam sıvı 2000 cc den büyükse polihidramniyos gelişmiş demektir. Gebelerin % 1-2 sinde polihidramniyos görülür ve bunlarında çoğu hafif derecedir.

Polihidramniyos Nedenleri

Konjenital Defekt:
Polihidramniyosda konjenital defekt ihtimali artar. Yutma ile ilgili problemlerde  fetus sıvı alamayacağı için sıvı miktarı artar. Bağırsak sistemi ve nörolojik problemlerde de sıvı artışı olur.

Rh Faktörü: Taramada Rh faktörü arttıkça sıvı miktarı artar.

Annede Diyabet: Gebelikte diyabeti olanlarda sıvı miktarında artış gözlenir.

İkiz-ikiz Transfüzyon Sendromu: Aradaki bağlantıdan dolayı bir bebekten diğerine fazla sıvı geçişi nedeniyle olur.

Bilinmeyen Nedenler:
Polihidramniyosun % 65 nedeni bilinmemekte.

Polihidramniyos Riskleri

Polihidramniyosların çoğu hafif derecedir ve bunlarda herhangi bir sorun olmaz. Şiddetli polihidramniyos riskleri:

  • Erken membran rürtürü
  • Plasenta abruptia
  • Preterm eylem ve doğum
  • Gelişme geriliği ve iskelet anomalileri
  • Sezaryen olasılığında  artış
  • Doğum sonrası kanama (postpartum kanama)

Polihidramniyos Tedavisi

Hafif polihidramniyos durumunda tedavi gerekli değil. Ultrason ile sık kontrol önemli. Şiddetli durumlarda:

  • İlaç tedavisi % 90 etkili. Ancak bu tedavi ilaçların 32. haftadan sonra başka sorunlar açması nedeniyle uygulanmaz.
  • Amniyoredüksiyon (fazla sıvının alınması). Bazı riskleri olmasına rağmen gerekli hallerde kullanılabilen bir yöntem. Ancak alınan sıvı tekrar geri gelebileceği için sık takip yapılmalı.
  • Doğum 

Rahim Ağzı Yetmezliği; Servikal Sörklaj

Ultrason (rahim ağzı) rahmin çıkış kısmı olup gebelikte rahim büyürken bu kısım doğum başlayana kadar sert ve kapalı kalır.  Serviksin zayıf olduğu (servikal yetmezlik) gebelerde rahim ağzı erkenden açılıp silinmeye başlar. Bunun sonucu erken doğum gerçekleşir. Erken doğumu önlemek için uygun gebelerde servikse dikiş atmak gerekir. Dikiş atma işlemine servikal sörklaj denir. Servikal sörklajdaki amacımız bebeğin 37 haftaya kadar büyümesi.

Servikal yetmezlikte serviksin alt kısmına yani vajenden görülen bölümüne dikiş atılır. Servikal sörklaj risk grubundaki gebelere uygulanır.

Servikal Yetmezlik Nedeni

  • Daha önce başka sebep olmadan 2. trimester düşük hikayesi
  • Servikal LEEP veya konizasyon yapılması
  • Kürtaj sırasında rahim ağzında hasar oluşması 

Servikal Sörklaj Yapılma Zamanı

Servikal yetmezlikte sörklaj yapmanın en uygun zamanı 3. gebelik ayı (12-14.hafta). Ancak rahim ağzında daha erken dönemde silinme ve açılma tespit edilirse 12. haftayı beklemeden sörklaj yapılabilir.

Eğer servikal değişiklik son trimesterde olursa veya servikste belirgin bir açılma olursa yatak istirahatı en iyi çözüm olabilir.

Servikal Sörklaj Yapılırken

  • Tıbbi geçmiş iyi değerlendirilmeli
  • Transvajinal ültrason ile serviksin durumu çok iyi değerlendirilmeli, serviks açılması ve silinmesine bakılmalı
  • Sörklaj yapılırken ağrı kesilmesi (anestezi) uygulanmalı (genel, spinal veye epidural)
  • Faydası ve komplikasyonları iyi değerlendirilmeli

Servikal Sörklajın Faydası

Servikal sörklaj düşük ve erken doğum olmasını önleyebilir. Uygun vakalarda işlem % 80-90 işe yarar. Servikal sörklaj servikal yetmezliği olan gebelerde işe yarar ancak servikal yetmezlik tanısını koymak çok zordur.

Servikal sörklaj sadece servikal yetmezliği olan gebelerde işe yarar. Servikal yetmezliği olmayanlara yapılırsa erken doğum, enfeksiyon gibi komplikasyonlara neden olabilir. Sörklaj yapılan gebelerin enfeksiyon ve erken doğum eylemi için daha sık kontrolü gerekir.

Servikal Sörklaj Sonrası Takip

  • İşlem sonrası rahimde ağrı kasılma takibi birkaç saat gerekirse bir gün yapılmalı
  • İşlemden hemen sonra oluşan  hafif vajinal kanama ve hafif kramp  tarzı ağrılar birkaç saat sonra kesilir. Daha sonraki günlerde yoğun vajinal akıntı görülebilir.
  • Enfeksiyon ve erken doğum eylemi için ilaç kullanmak gerekir.
  • İşlemden sonraki birkaç gün evde istirahat edilmeli.
  • Düzenli kontroller daha sık periyotlarla yapılır.
  • Aktivitelere tekrar başlamak doktor izni ile olur.
  • Cinsel aktivite olmamalı.

Servikal sörklaj 37.haftaya kadar yerinde bırakılır. Ancak daha önceki dönemde doğum sancıları düzenli olup doğum eylemi başlarsa sörklaj çıkarılır. Çıkarma işlemi zar olmaz

Servikal Sörklaj Riskleri

Servikal sörklaj riskleri çok nadir olup uygun yapıldığında işe yarayan bir işlem. Muhtemel riskler:

  • Erken kasılma
  • Servikal distosi  (doğum başladığında serviksin açılamaması)
  • Membran rüptürü (su gelmesi)
  • Servikal enfeksiyon
  • Servikal sörklaj alınmadan doğum olursa servikste yırtık
  • Anestezi komplikasyonları

Servikal Sörklaj Acil Durumlar

Servikal sörklaj sonrası acilen doktoru aramanız gereken durumlar:

  • Kasılma ve kramp
  • Doğum ağrısına benzer kasık ve belde gelip giden ağrı
  • Vajinal kanama
  • Su gelmesi
  • 37.8 derece üzerinde ateş veya titreme
  • Bulantı, kusma
  • Kötü kokulu vajinal akıntı

İlk gebeliğinde akıntısı olan gebeler daha sonraki gebeliklerinde de büyük olasılıkla servikal sörklaja ihtiyaç duyarlar.

Sitomegalovirüs (CMV) Enfeksiyonu ve Gebelik

CMV Nedir?

CMV herpes grubundan olan bir virüs. Bulaşma sonrası vücutta uzun süre canlı olarak çok uzun süre kalabilir. Vücud sıvılarından (idrar, ter, tükrük, gözyaşı, semen ve süt) belirli dönemlerde hiçbir şikayet oluşturmadan atılır.

CMV:

  • 40 yaş üstü yetişkinlerin büyük çoğunluğu enfeksiyonu geçirmiş
  • Düşük sosyo ekonomik grupta daha fazla görülür
  • Enfeksiyon olunca riskli olan gruplar:

anne karnındaki bebekler

organ nakli olmuş veya aids olmuş immün sistemleri zayıf olan kişiler

CMV gebelik sırasında geçirildiğinde bebeğe geçebilen bir virüs. Sağlıklı kimselerde CMV enfeksiyonu genellikle zararsız olup nadiren hastalığa neden olur. Doğumdan sonra CMV  enfeksiyonu çok az semptom verir ve herhangi bir sağlık problemi oluşturmaz. Enfeksiyon sonrasında CMV vücutta canlı olarak kalır fakat aktif değildir. İki tür CMV enfeksiyonu var: Primer CMV enfeksiyonu ve tekrar oluşan CMV enfeksiyonu.  Eğer immün sistem zayıflarsa virüs tekrar aktif hale geçip hastalığa neden olabilir. Gebelikte geçirilen primer CMV enfeksiyonu  bebekte çok ciddi sorunlar oluşturur.

CMV Enfeksiyonu Bulguları

Enfeksiyon geçiren çocuk ve yetişkinlerin çoğunda CMV hiçbir bulgu oluşturmazken nadir olarak görülen bulgular:

  • Ateş
  • Bezlerde şişkinlik
  • Yorgunluk ve bitkinlik

CMV Enfeksiyonu Yayılması

Yayılma kişiden kişiye direk olur. Yemek, su veya aracı hayvan konaklarına ihtiyaç duymaz. Çok bulaşıcı olmamasına rağmen evde, kreşte ve bakım evlerinde bulaşabilir. Ayrıca virüs yayan kişiye yakın temas olursa vücut sıvıları ile bulaşır.

CMV Enfeksiyonu Tanı Konması

Çoğu CMV enfeksiyonun tanısı çok az bulgu verdiği için konmaz. Ancak enfeksiyon sonrası oluşan antikorlar ömür boyu kalır. Enfeksiyon sonrası oluşan antikorlar 2. haftadan sonra tespit edilebilir. Ayrıca virüs idrar, boğaz ve doku örneklerinden üretilebilir. Ancak üretmek pahalı olduğu için çok anlamlı değildir.

Eğer gebede CMV enfeksiyonu tespit edilirse bebeğin etkilenip etkilenmediği amniyosentez ile tespit edilebilir. Bebek doğduktan sonra idrar, kan ve tükürüğünde virüse bakılabilir.

CMV Enfeksiyonu Tedavisi

Gebede CMV enfeksiyonu immün sistemine yardımcı olan ilaçlarla desteklenerek bebekteki etkisi azaltılmasına yardımcı olabilir.  Anne karnında ve doğum sonrası kesin tedavisi yok. Ayrıca henüz CMV için aşı yok.

CMV Enfeksiyonundan Korunma

CMV yayılımı vücut sıvıları ve direk temasla olduğu için korunulunabilinir. Hijyen koşullarına uymak ve sabunla ve suyla elleri yıkamak yayılımı oldukça azaltır.

Gebelik ve CMV Enfeksiyonu

Sağlıklı gebeler CMV enfeksiyonu için risk altında değildir ve gebelikte enfeksiyon geçirirken çok nadir bulgu verir ancak esas risk anne karnındaki bebekte olur ve konjenital CMV enfeksiyonu gelişir. Fetusa geçiş % 30-50 oranındadır. Enfekte olan bebeklerin %10-15 inde primer anne enfeksiyonundan sonra  konjenital CMV enfeksiyonu gelişir. Konjenital CMV enfeksiyonu dünyadaki doğan bebeklerin % 0,5-2 sini etkilemekte. Gebeyken tekrarlayan CMV enfeksiyonu geçiren annenin bebeğinin etkilenme olasılığı % 1.

Konjenital CMV Enfeksiyonu Gelişen Fetusta:

  • Karaciğer ve dalakta büyüme, deride küçük kırmızı benekler, gözde sorunlar ve nöbet en belirgin komplikasyonlar.
  • % 85-90 doğum anında bulgu ve komplikasyon görülmez ve çoğunlukla ileride hiçbir sorun görülmez.
  • % 10-15 doğum anında bulgu ve komplikasyon görülmezken ileri yaşamlarında duyma ve mental sorunlarla karşılaşabilir.

Doğum anında veya sütle CMV bulaşan bebeklerde genellikle hiçbir komplikasyona rastlanmaz.

CMV Enfeksiyonu İle İlgili Gebeler Öneriler:

  • Gebelik boyunca kişisel hijyene dikkat edilmeli, el sabun ve suyla yıkanmalı
  • Mononükleozis benzeri enfeksiyon geçiriliyorsa mutlak CMV enfeksiyonu araştırılmalı
  • Başkaları ile yiyecek ve içecek paylaşılmamalı

Süt verme enfeksiyon riski nedeniyle bırakılmamalı

Suçiçeği ve Gebelik

Gebe olduktan sonra sağlıklı olmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak bazı durumlarda hastalıklardan kendimizi koruyamayız. Suçiçeği çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğu için  korunmak neredeyse imkansız.

Suçiçeği varisella olarak da bilinen viral bir enfeksiyon. Küçük kırmızı kabarık  lekeler şeklinde döküntüler olur. Döküntülerden önce genellikle ateş ve vücutta ağrı olur. Çocukluk döneminde %95 enfeksiyon geçirildiği için yetişkinler doğurganlık yaşında suçiçeğine karşı korunaklı olur. 

Hamilelikten önce suçiçeği geçiren gebelerin tekrar suçiçeği geçirmeleri çok çok  nadir. Eğer daha önce suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde büyük risk vardır. Suçiçeği ihtimali olan yerlerden uzak durmak gerekir.

Suçiçeği geçirip geçirilmediğinden emin olunamıyorsa test yaptırılabilir. Test sonucunda risk altında olup olunmadığı belli olur.

Suçiçeğinden Bebeğin Etkilenmesi

Suçiçeğinden bebeğin etkilenmesi gebeliğin dönemine bağlı. Gebelik dönemine göre:

  • Suçiçeği ilk trimesterde olursa doğum defekti olma olasılığı %0.5-1
  • Suçiçeği ilk 13.-20. haftalarda olursa doğum defekti olma olasılığı % 2
  • Suçiçeği doğumdan 5 gün öncesine kadar olursa bebekte konjenital varisella olma olasılığı % 20-25
  • Suçiçeği doğumdan 6-12 gün önce olursa bebekte hala suçiçeği olabilir ancak anneden bir miktar antikor geçeceği için eğer olursa konjenital varisella hafif atlatılır.

Suçiçeğine bağlı muhtemel doğum defektleri; göz problemleri, yara izi, az gelişme veya gelişme geriliği, küçük kafa ölçüsü ve/veya zihinsel gerilik.

Suçiçeğinden Korunma

  • Daha önceden suçiçeği geçirilmişse bebeği korumak için herhangi bir şey  yapmaya gerek yok. Vücudun ürettiği antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.
  • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde suçiçeği olan birisiyle temas olunursa Zoster immünoglobülinleri  kullanılmalı. Temastan sonra 4 gün boyunca immünoglobülin verilir.
  • Daha  önceden suçiçeği geçirilmemişse ve  gebelik yoksa gebe kalmadan 3 ay önce suçiçeği aşısı yapılmalı.

Suçiçeği 2 Kez Geçirilir mi?

Sağlıklı kişiler 2 kez suçiçeği geçirmez. İmmün sistemlerinde (savunma sistemi) sorun olan kişiler 2. kez enfeksiyon geçirebilirler. 2. kez suçiçeği geçirdiğini düşünen çoğu kimse gerçekte daha önce geçirdiği döküntülü hastalığı  suçiçeği sananlardır.

Toksoplazmozis

Kedilerin dışkılarında toksoplazmozis hastalığına yol açan toksoplazma gondi paraziti olabilir.  Kedi dışkısından başka toksoplazma iyi pişirilmemiş veya iyi yıkanmamış et, sebze ve meyvelerden bulaşabilir. Kedi besleyenler veya daha önce toksoplazma ile karşılaşanlar toksoplazmaya karşı immünite geliştirdikleri için gebelikte tekrar sorun ile karşılaşmazlar.

Toksoplazmozis Semptomları

  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Lenf nodlarında şişlik
  • Bazen hiç bulgu vermeyebilir.

Toksoplazmozisin Gebeliğe Etkisi

Daha önce toksoplazmozis geçirmemiş kadınlar gebelikte hastalanırlarsa bebekte enfeksiyon gelişir. Eğer 10.-24. haftalarda toksoplazmozis olursa %5-6 olasılıkla bebekte ciddi sorunlar gelişir.

Toksoplazmozis sonucunda erken doğum, düşük doğum ağırlığı, ateş, sarılık, retina (göz) sorunları, zeka geriliği, konvülzyon, ve beyinde kalsifikasyon (kireçlenme)görülür.

3. trimesterde bebeğe enfeksiyon bulaşma ihtimali artar ancak bebekte oluşturacağı hasar azalır.

Toksoplazmozisten Korunma

  • Kedi dışkılarından uzak durulmalı
  • Kedi besleniyorsa çiğ et verilmemeli
  • Çiğ et ve kedi ile temas olursa bol su ile eller yıkanmalı
  • Yemekler iyi pişmiş olmalı
  • Hijyen koşullarına uyulmalı

Toksoplazmozis Tanısı

Kan testi ile daha önceden toksoplazmozis geçirilip geçirilmediği anlaşılır. Eğer gebelik sırasında toksoplazmozis devam ediyorsa bebeğin risklerini azaltmak için antibiyotik tedavisine devam edilmeli.

Unembryonik Gebelik

İçi boş gebelik olarak da bilinir. Döllenmiş yumurta rahim duvarına tutunur ancak gebelik kesesi içinde embryo oluşmaz. Gebelikle ilgili bütün belirtiler olur. Unembryonik gebelik ilk trimesterde olur ve düşükle sonuçlanır.

Unembryonik gebelikte gebelikle ilgili belirtilerin aynısı oluşur. Beta hCG seviyesi yükselir. Plasenta gebelik kesesinin büyümesine belli bir büyüklüğe ulaşıncaya kadar salgıladığı hormonlarla destek olur. Tanı ultrason ile konur. Ultrasonda gebelik kesesi olmasına rağmen embryo gözlenmez.

Unembryonik gebelik oluşmasının nedeni kromozomal  bozukluk. Anneden gelen yumurta ile babadan gelen sperm birleşirken hata olur. Bunun sonucunda içi boş gebelik gelişir.

Unembryonik gebelik tespit edildikten sonra kürtaj ile alınmalı. Gebelik ilerleyince düşük olur. Ancak düşük olana kadar bekleme süresinin belli olmaması ve düşüğe bağlı kanama ve enfeksiyon riski artması gebe için daha sıkıntılı olur. Uygun şartlarda kürtaj en iyi tedavi seçeneği.

Unembryonik gebelikten korunma yöntemi yok. Tamamen tesadüfi olan bir durum.

Vajinal Kanama ve Gebelik

Vaginal bleeding during pregnancy occurs frequently and may not be a  sign of problems.

Vajinal kanama çoğunlukla gebeliğin ilk 3 ayında olur ve her zaman bir problem habercisi değildir. Ancak 2. ve 3. trimesterde olan kanamalar çoğunlukla bir komplikasyonun sonucunda olur.

Kanama ile ilgili bazı temel şeylerin bilinmesi gerekir:

  • Kanama olduğunda mutlaka miktarı bir ped yardımı ile takip edilmeli. Ne kadar ve hangi tip kanama olduğu bilinmeli.
  • Kesinlikle tampon yada vajen içine başka bir şey yerleştirilmemeli, vajinal duş yapılmamalı ve cinsel ilişkiye girilmemeli
  • Mutlaka doktora haber verilmeli

Gebeliğin İlk Yarısı

Gebeliğin ilk yarısında kanama sıklığı %20-30 oranında olur. Düşük, dış gebelik ve mol gebeliği dışında kanama olabilir. Bu sebepler:

  • İmplantasyon Kanaması: Bebeğin rahim içine yerleşme kanaması Muhtemel döllenmeden 10-12 gün sonra olur. Bazen çok az bazen de adet kanamasına benzer olabilir. Bu kanama nedeniyle kadınlar gebe olduğunun farkına varmayabilir.
  • Enfeksiyon: Vajen yada idrar yollarındaki enfeksiyon nedeniyle kanama olabilir.
  • İlişki Sonrası: Özellikle rahim ağzı yarası olan kadınlarda olabilir.

Düşük

Kanama düşüğün belirtisi olabilir ancak kanama sonrası hemen düşük olacak anlamına gelmez. Erken gebelikte normal gebeliklerin %20-30 unda kanama görülmekte. Bu dönemde kanaması olan kadınların yarısında düşük görülmez. Yaklaşık bütün gebeliklerin %15-20 si düşükle sonuçlanır ve çoğunluğu ilk 8 haftada fazla olmak üzere 12 haftaya kadar olur.

Düşük Bulguları:

  • Vajinal kanama
  • Kasıkta kramp gibi ağrı (adet sancısından daha kuvvetli)
  • Vajenden parça gelmesi

Düşüklerin çoğunluğu önlenemez ve en önemli sebep bebeğin sakat olması. Düşük daha sonra sağlıklı bebek olmayacağı veya sizin anormal olduğunuz anlamına gelmez.

Dış Gebelik

Dış gebelik rahim dışında bir yerde gebelik olması. Dış gebeliklerin çoğu tüplerde olur. Dış gebelik olasılığı 60 gebelikte 1.

Dış Gebelik Bulguları:

  • Kasıkta kramp tarzında ağrı
  • Karında keskin ağrı
  • Beta hCG seviyesi düşüklüğü
  • Vajinal kanama

Dış Gebelik Riski Olan Kadınlar:

  • Tüplerinde enfeksiyon geçirme
  • Daha önce dış gebelik olma  
  • Daha önce karın amelşiyatı geçirme

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği)

Erken dönemde olan kanamanın nadir sebeplerindendir. Embryo yerine anormal doku gelişimi olur. Gestasyonel trofoblastik hastalık olarak bilinir. Halk arasında görüntüsü üzüme benzediği için üzüm gebelik denir.

Mol Gebelik Bulguları:

  • Vajinal kanama
  • Beta hCG nin normalden daha fazla olması
  • Bebek kalp atımı görülmez
  • Ultrasonda üzüm taneleri görüntüsü

Gebeliğin İkinci Yarısı

Hafif kanamaların sebebi rahim ağzı yarası ve büyümesi nedeniyle olur. Geç dönem kanamalarının sonucu gebe ve bebek için ciddi tehlikeler doğurabilir. Bu dönemdeki kanamalarda acilen doktorunuza haber vermeniz gerekir.

Plasenta Abruptia

Plasentanın doğumdan önce rahimde yapıştığı yerden ayrılması sonucunda vajinal kanama olur. Gebelerin % de 1 inde görülür ve çoğunlukla son haftalarda olur.

Plasenta Abruptia Bulguları:

  • Kanama
  • Karın ağrısı

Plasenta Abruptia İçin Risk Taşıyan Gebeler:

  • Daha  önce gebelik geçirmek
  • 35 yaş ve daha üstü
  • Daha önce plasenta abruptia olma
  • Orak hücreli anemi (sickle cell anemi)
  • Hipertansiyon
  • Karın bölgesine çarpma ve yaralanma
  • Kokain kullanımı

Plasanta Previa

Plasenta rahim içinde alt kısma ve rahim ağzının çıkışına yerleşir. Çok ciddi bir durumdur. Yaklaşık 200 gebede 1 görülür. Ağrısız kanama olur.

Plasenta Previa İçin Risk Taşıyan Gebeler:

  • Daha  önce gebelik geçirmek
  • Sezaryen ile doğum yapmak
  • Rahime yapılan diğer ameliyatların olması
  • İkiz gebelik

Erken Doğum

Vajinal kanama doğumun işareti olabilir. Doğumdan önce nişan gelebilir. Eğer erken dönemde (37. haftadan önce) olursa erken doğumun habercisi olur.

Erken Eylemin Bulguları:

  • Nişan
  • Kasık veya alt karın bölgesinde basınç
  • Belde daha öncekilerden farklı bir ağrı
  • Düzenli kasılma ve rahim sertleşmesi

Yatak İstirahatı ve Gebelik

Gebelikte yatak istirahatı bazı problemlerden korunmak için gerekli. Yatak istirahatı evde periyodik dinlenme, evde tamamen yatak istirahatı ve hastanede takip edilerek olmak üzere  gebeden gebeye değişmekte. Bazı gebelerin belli dönemlerde yatak istirahatına ihtiyaçları olurken bazılarının gebeliğinin çoğunu hastanede geçirmesi gerekir.

Çoğu zaman yatak istirahatı gebenin normale dönmesini yardımcı olur. Yüksek tansiyonda yatak istirahatı stresi azaltarak kan basıncının düşmesine yardımcı olur. İş, aktivite, ağırlık kaldırma ve egzersiz bazı durumları  kötüleştirip veya ortaya çıkmasına neden olur.

Yatak istirahatı özellikle sola doğru yatma bebeğe ve vücuda giden kan miktarını arttırıp dolaşımı rahatlatır. Ayrıca bacakları ve dizleri karına doğru çekip bacak arasına yastık koymak  uygun olur. Sırt üstü yatarken beli yastıkla desteklemek gerekir.

Gebelikte Yatak İstirahatı Sebebi

Yatak istirahatı olan durumlara bakarsak:

  • Yüksek tansiyon (preeklampsi ve eklampsi)
  • Rahim ağzı değişiklikleri ( servikal yetmezlik, servikal dilatasyon)
  • Vajinal kanama
  • Erken doğum eylemi
  • İkiz
  • Gebelik kaybı ve prematür doğum hikayesi
  • Bebek gelişim geriliği
  • Plasental komplikasyonlar (plasenta abruptia, plasenta previa ve plasenta akreata)

Çoğu zaman yatak istirahatı gebenin normale dönmesini yardımcı olur. Yüksek tansiyonda yatak istirahatı stresi azaltarak kan basıncının düşmesine yardımcı olur. İş, aktivite, ağırlık kaldırma ve egzersiz bazı durumları  kötüleştirip veya ortaya çıkmasına neden olur.

Yatak istirahatı özellikle sola doğru yatma bebeğe ve vücuda giden kan miktarını arttırıp dolaşımı rahatlatır. Ayrıca bacakları ve dizleri karına doğru çekip bacak arasına yastık koymak  uygun olur. Sırt üstü yatarken beli yastıkla desteklemek gerekir.

Gebelikte Yatak İstirahatı Sorunlarını Azaltmak İçin Yapılması Gerekenler

Yatak istirahatı kaslarda zayıflık ve eklemlerde ağrı oluşturur. Uzun süre yatmak ayrıca kan dolaşımını azaltır. Uzun süre yatmak gerektiğinde bir yandan diğerine dönmek kaslar üzerindeki basıncı azaltarak kasları uyarır. Egzersiz kan dolaşımı için önemli. Yatarken yapılabilecek bazı egzersizler:

  • Stres topu sıkma
  • Eller ve ayaklarla yatağa baskı uygulama
  • Ayak ve ellerle daireler çizme
  • Kol ve bacak kaslarını germe ve uzatma

Egzersiz yaparken karın kasları kullanılmamalı.

Anahtar Kelimeler