Gebelikte Muayene

Gebelikte İlk Muayene

Gebelikte ilk muayene önemli. Sağlıklı bir gebelik için sağlıklı başlangıç yapılmalı. Gebelik takibi ve doğum için doktorunuzla en kısa sürede görüşüp gebelik öncesi muayene yapılmamışsa muayene olunmalı ve gebelik takibi planlanmalı.

Eğer şu anda hamile iseniz hem bebek hem de kendiniz için riskleri azaltmak, gelişen fetus için sağlıklı bir ortam oluşturmak ve sağlıklı bir bebek elde etmek için birçok şey yapmanız gerekmektedir. Gebelik takibi ve doğumunuz için tecrübeli uygun bir doktor bulmak sağlıklı bir bebek için en önemli adım olacaktır.

Gebelik sadece 9 aylık bir yolculuk değildir. Gebeliğin ilk haftaları bebek için en önemli zaman olup zararlı alışkanlıklardan ve yiyeceklerden uzak durmak bu dönemde çok önemlidir. Bu muayenede annenin sağlık durumu ve hamilelikle ilgili planlar yapılır.

Gebelik sürecinizi etkileyecek sağlık problemleriniz olabilir. Diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, anemi (kansızlık), tiroit hastalıklar gibi sık görülen hastalıkların gebeliğe ve gebeliğin bu hastalıklara olan etkileri hakkında yeterli bilgi alınmalı. Smear ve kan testleri gibi testler, meme muayenesi gebelik öncesi yapılmamışsa yapılması gerekir.

İlk birkaç hafta bebek gelişimi için en önemli zamandır. Fakat birçok kadın bu dönemde gebe kaldığının farkına bile varmamakta. Kendi sağlığınızı kontrol etmek gebelik planlanmadan önce yapılması gereken en önemli şey olup gebelik öncesi muayenenizi (prekonsepsiyonel muayene) mutlaka yaptırmalısınız. Prekonsepsiyonel muayene yapılmamışsa gebelikte ilk vizitte aynı muayene yapılır.

Ailenin tıbbi hikâyesi: hipertansiyon, diyabet, mental gerilik gibi durumların tespiti

Genetik test: kalıtsal genetik hastalıkların araştırılması

Kişisel tıbbi hikâye: epilepsi, diyabet, hipertansiyon, anemi, alerji gibi gebelikte özel bakım gerektiren durumların tespiti

Önceki ameliyatlar: eğer varsa geçirilmiş ameliyatların gebeliğe etkisi

Önceki gebelikler: önceki gebeliklerdeki sorunlar

Aşı durumu: kızamıkçık tetanos gibi hastalıklara karşı aşılı olup olmadığı

Enfeksiyon durumu:bebeğe zarar verebilecek cinsel yolla bulaşan yada başka bir enfeksiyon varlığının tespiti.

Gebe kalmadan önce sağlıklı gebelik ve fetal gelişim için önemli 3 besin desteği var. Çoğu kadın gebelik süresince ve süt verme döneminde beslenmenin önemini bilir. Ancak gebelik öncesi dönemde aşağıdaki 3 besin desteği fetal gelişim ve sağlıklı gebelik için önemlidir.

Yine aynı şekilde ilk muayeneden önce başlanılmamışsa başlanılacak besinler

  • Folik Asid: Gebelik boyunca iki kat ihtiyaç duyulan tek vitamindir. Yüksek risk grubundaki kadınlarda (daha önce nöral tüp defekti olan kadınlar) folik asid % 72 koruyucu etki göstererek nöral tüp defekt (omurlarda açıklık) oluşumunu azaltmıştır. Başka bir çalışmada bebeklerin doğum ağırlığında artış ve bebek gelişme geriliğinde ve annede enfeksiyon oluşmasında azalma sağlar.
  • Çinko: Fetal gelişim ve savunma mekanizmaları için gereklidir. Kanda çinko seviyesi %30 altına düştüğünde ve çinko alımı gebelikte azaldığında düşük, erken doğum ve doğum problemlerinde artma olmaktadır. Ayrıca çinko seviyesi düşüklüğünde beyin anomalileri, nöral tüp defekt oranında artışla birlikte düşük doğum ağırlığı ve gebelik zehirlenmesi (preeklampsi ve eklampsi) oranında artış olmaktadır.
  • Esansiyel Yağ Asitleri: Gebelikte önemlidir çünkü yeni oluşan hücrelerin gelişiminde, yeni doku oluşumunda ve organ sistemleri oluşumunda önemli rolleri vardır. Gebelikte esansiyel yağ asitleri seviyelerinde azalma olduğunda sinir sistemi ve vücut gelişiminde yavaşlama olmaktadır. Omega-3 desteği alan kadınlarda erken doğumda azalma ve bebek doğum ağırlıklarında artma gözlenmiştir.

Hayatımızda sağlıklı değişiklikler yapmak iyi olacaktır. Sağlıklı beslenme sağlıklı bebek için ilk şarttır.

Gebelikte Takip Muayeneler

Gebelik süresince annenin ve bebeğin sağlığı kontrol edilmelidir. İlk muayenede bebeğin büyüklüğü ile gestasyonel yaş (son adet tarihine göre olan yaş) değerlendirilir. İki büyüklük uyumlu ve fetal kalp atımı tespit edilmişse sonraki ilk muayene 11.-13. haftalarda yapılır. Eğer kalp atımı tespit edilememişse bir hafta sonra tekrar değerlendirilir.

Bebeğin büyüklüğü ile gestasyonel yaş arasında uyumsuzluk varsa ultrason ölçümüne göre 8.-9. haftalık ölçüm gebelik yaşının en doğru belirlendiği haftalar. Bu ölçümden sonra yine sonraki ilk muayene 11.-13. haftalarda yapılır.

Sonraki Muayene Zamanları

  • 12.Hafta: 11-13 haftalar 2′li tarama zamanı. Bu tarihte yapılan detaylı ultrason bebeğin sağlığı hakkında oldukça fazla bilgi verir.
  • 16. Hafta: 15-19. haftalar 3′li tarama zamanı. 2′li ve 3′lü taramalar ve diğer nedenlerden dolayı amniyosentez yapılacaksa en uygun zaman 17-18 haftalardır. Amniyosenteze bağlı düşük oranı en az olduğu haftalar 17. ve 18. haftalar.
  • 20.Hafta: Gebeliğin ortasına gelindi. Bebeğin gelişimi ve annenin sağlık durumu takip edilir. Detaylı ultrason yapılarak varsa bebeğin gelişimsel problemleri değerlendirilir.
  • 24. Hafta: Şeker yükleme testi yapılır. Gestasyonel diyabet tespit edilirse diyet programı yada insülin tedavisi başlanır.
  • 28. Hafta: Son trimester başlar. Kan uyuşmazlığı olanlarda indirek coombs testi yapılıp kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır. Bu ve daha sonraki haftalarda bebeğin geliş şekli ve büyümesi, plasentanın yerleşimi ve durumu ve amniyon sıvısının miktarı takipte önemli.
  • 32. Hafta: Takip sırasındaki sonuçlara gerekli olan tetkikler tekrarlanır. Özellikle şekerle ilgili sorunlarda açlık yada tokluk kan şekeri takibi yapılır.
  • 35. Hafta: Yine bebeğin geliş şekli ve büyümesi, plasentanın yerleşimi ve durumu ve amniyon sıvısının miktarı takip edilir.
  • 37. Hafta: Pelvik muayene yapılır. Vajinal normal doğum için pelviste kemik yapının durumu değerlendirilir. Doğumda yapılacak anestezi için gerekli testler yapılır.
  • 38. Hafta ve Sonrası: 38, 39 ve 40. haftalarda haftalık takipler yapılır. NST çekilmesi annenin ve bebeğin durumuna göre istenir.

Eğer 40. haftaya kadar hala doğum gerçekleşmemişse 3 güne bir anne ve bebeğin sağlık durumu değerlendirilir. En geç 42. haftada suni sancı ile olmuyorsa sezaryen ile doğum yaprırılır.

Gebelikte Beslenme

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gebelikte Kilo Alımı 2 Kişilik Yeme

Gebelikte Kilo Alımı

Gebelikte sağlıklı kilo alımı gebelik şekeri ( gestasyonel diyabet), gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) ve sezaryen gibi komplikasyonlardan sakınmamıza yardımcı olacaktır. Kilo alımı ve sağlıklı beslenme önemlidir.

Gebelikte Kilo Alımı Niçin Önemli?

Gebelik boyunca yeterli kilo alımı büyüyen bebeğin gelişimi ve doğum sonrası beslenmesi için gereklidir.

Gebelikte kilo alımı bebeğin büyümesi için gereklidir. Belirli bir hızda kilo alımı varis, hemoroit (basur), sırt ağrısı, yorgunluk, hazımsızlık, karında çatlak ve nefes yetmezliği gibi bulguların olma şansını azaltmaktadır.

Gebelikte Ne Kadar Kilo Almalıyım?

Kilo Alımı: Gebelik öncesi

Normal kilolu gebe ( BMI 18,5-24.9 arası) : Önerilen kilo alımı 11-14 kg arası
Az kilolu gebe   ( BMI 18,5 altı) : Önerilen kilo alımı 12.5-18 kg arası
Fazla kilolu gebe( BMI 25-29 arası) : Önerilen kilo alımı 7-11 kg arası
Obez gebe   ( BMI 29 üstü) : Önerilen kilo alımı 5-9 kg arası

Not:BMI (Vücut Kitle İndeksi)

Sağlıklı yiyecekler gebelikte yeterli kilo almamızı sağlayacaktır. Gereksiz fazla yağlı yiyecekler kolayca fazla kilo alınmasına neden olur.

Alınan Fazla Kilolar Nereye Gider?

BMI’i normal bir gebenin aldığı kiloların dağılımı yaklaşık olarak:

  • Bebek: 3400 gr
  • Plasenta: 700gr
  • Vücut sıvısında artış: 1800 gr
  • Rahim ağırlığında artış: 900 gr
  • Meme dokusunda artış: 900 gr
  • Kan hacminde artış: 1800gr
  • Annede yağ, protein ve besinde artış: 3100 gr
  • Amniyotik sıvıda artış: 900gr
  • Toplam: 13 500 gr

Gebelikte Kilo Alımı Nasıl Olmalı?

Gebelik boyunca kilo alımı başlangıç kilosuna göre değişmesine rağmen normal kilolu bir kadında ortalama kilo alımı:

İlk Trimester (ilk 3 ay): 500 gr ile 2 kg arası

İkinci Trimester (2. 3 ay)   : haftada 400- 800 gr

Üçüncü Trimester (son 3 ay) : haftada 400- 800 gr

Gebelik boyunca haftalık kilo alımı standart olması bebeğin daha sağlıklı büyümesi için faydalı olur. Ani kilo alışları veya kaybedişleri önemli olabileceği için acilen doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

İkiz Gebelikte Kilo Alım Nasıl Olmalı?

Eğer gebeliğiniz ikiz ise kilo alımı biraz daha fazla olacaktır. Ancak normal almanız gereken kilonun 2 katı olmayacaktır.

Gebeliğe Başlangıç Ağırlığımın Düşük Olması Bebeğe Zarar Verir mi?

Bulantı ve kusmadan dolayı gebeliğin başlangıcında çoğu gebede kilo kaybı olabilmektedir. Bu dönemde bebeğin çok fazla besine ihtiyacı yoktur. Daha sonraki dönemde yeterli kilo alımı olmazsa bebeğin yetersiz beslenmesine bağlı düşük doğum ağırlığı ve erken doğum gibi komplikasyonlar olabilir.

Bebeğin gelişimi için gerekli vitamin ve mineraller içeren beslenme planı yapılmalıdır. Zayıf kadınların gebelik sırasında yeterli besin alabilmeleri için:

  • Her sabah mutlaka kahvaltı yapmalı
  • Yemekler arasında yoğurt, kurutulmuş meyveler, kalsiyum ve minareler almalı
  • Her öğünde normalden daha fazla yemeye gayret gösterilmeli
  • Yüksek oranda C vitamini ve karoten içeren taze sıkılmış portakal, greyfurt suları, havuç suyu, kavun ve kaysı nektarı içilmeli
  • Abur cubur yemekten kaçınılmalı
  • Gerekli vitamin desteği yapılmalı

Fazla Kilo Almak Zararlımı?

Gebelikte fazla kilo alımında ortaya çıkabilecek muhtemel problemler:

  • Gestasyonel diyabet
  • Sırt ağrısı
  • Bacak ağrısı
  • Fazla yorgunluk
  • Varislerde artış
  • Sezaryen olasılığında artış
  • Tansiyonda artış

Obez Olmak Gebeliğimi Nasıl Etkiler?

Birçok fazla kilolu gebe sağlıklı hamilelikleri ve sonunda normal doğumları olabilmektedir. Ancak fazla kilo almanın potansiyel riskleri olabilmektedir. Obez gebe kadınlarda:

  • Gestasyonel diyabet ve hipertansiyonda artış olur
  • Takiplerde bebeğin kalp sesini duymakta ölçümlerini yapmakta zorluk olabilir
  • Normal doğum olasılığında azalma olur

Gebelik takibinin düzenli ve gerekli testlerin zamanında yapılması ile bu komplikasyonları azalacaktır. Kilo alımına ve test sonuçlarına göre beslenme programı oluşturulur.

Bebeğimizin ve gebeliğimizin daha sağlıklı olabilmesi için:

  • Alkol ve sigaradan sakınmalı
  • Çok fazla kilo almamaya gayret göstermeli
  • Yemeklerde seçici davranarak vitamin, mineral ve protein içeren besinlere ağırlık verilmeli 

Gebelik İçin Vitamin ve Gerekli Besinler

Gebelerin besinlerinde proteinler, karbonhidratlar, vitaminler, mineraller ve yağlar bulunmalıdır. Dengeli bir diyet besinleri almanın en iyi yoludur. Ancak vitamin desteği gereklidir. Vitamin desteği doktor kontrolünde olması gerekir. Vitamin desteği dengeli beslenme olduğu zaman yararlıdır. Vitamin desteği dengeli beslenmeyi sağlamaz.

Gerekli olan vitaminler:

Esansiyel Vitamin ve Mineraller Neden İhtiyaç Duyarız? Nereden Alırız?
Vitamin A & Beta Karotene
(770 mcg)
Kemik ve dişlerin büyümesine yardımcı olur. Karaciğer,süt,yumurta,havuç, ıspanak,sarı ve yeşil sebzeler, brokoli, patates, kabak, kavun, sarı meyveler
Vitamin D
(5 mcg)
Kalsiyum ve fosfor kullanımını arttırır, kemik ve dişlerin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Süt, yağlı balık, güneş
Vitamin E
(15 mg)
Kas ve kırmızı kan hücreleri kullanır Bitkisel yağ, buğday,ceviz,fındık ıspanak, mısır gevreği
Vitamin C
(80 – 85 mg)
Vücudu hasardan koruyan ve demir emilimini arttıran bir antioksidandır,  sağlıklı immün sistemi kurulumuna yardımcı olur turunçgiller, biber, fasulye,çilek, patates,brokoli, domates
Thiamin/B1
(1.4 mg)
Sinir sistemini düzenler, enerjiyi yükseltir Tahıl, mısır, et, yumurta, pirinç, makarna, dut, ceviz, fındık, baklagiller
Riboflavin/B2
(1.4 mg)
Gözleri korur, enerji düzeyini korur, sağlıklı cilt oluşumu Et, tavuk, balık, mısır, yumurta
Niasin/B3
(18 mg)
Sağlıklı cilt, sinir sistemi ve sindirim sistemi oluşumu Yüksek proteinli yiyecekler,mısır, ekmek, balık, süt,yumurta, yerfıstığı
Piridoksin/B6 (1.9 mg) Kırmızı kan hücresi oluşumuna ve bulantı kusmanın az olmasına yardımcı olur Tavuk, balık, karaciğer, yumurta,  soya fasulyesi, havuç, lahana,  kavun, bezelye, ıspanak,tahıl,ay çekirdeği, muz fasulye, brokoli, kahverengi pirinç, yulaf, kepek, yerfıstığı, ceviz
Folik Acid/Folate
(600 mcg)
Spina bifida ve diğer nöral tüp defektlerini azaltır, plasentayı destekler Portakal, çilek, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, pancar, brokoli, karnabahar, mısır, bezelye, makarna, kabuklu yemiş
Kalsiyum
(1,000 – 1,300 mg)
Kuvvetli kemik ve diş oluşumu,kan pıhtılaşmasını azaltır, kas ve sinir işlevine yardımcı olur Yoğurt, süt, peynir, meyve, ekmek, tahıl, koyu yeşil yapraklı sebzeler,
Demir
(27 mg)
Hemoglobin oluşumunu destekler; kansızlık, düşük doğum ağırlığı ve erken doğumu azaltır Et, kurutulmuş fasulye, ıspanak, kuru meyve, tahıl, yulaf ezmesi
Protein
(71 mg)
Amino asid üretimi, hücrelerin yenilenmesi Hayvansal ürünler, et, kümes hayvanları, yumurta, süt ürünleri, fasulye, baklagiller, fındık
Çinko
(11-12 mg)
İnsülin ve enzimlerin üretimi Kırmızı et, beyaz et, fasulye, kabuklu yemişler, tahıl, mısır, istiridye, sütlü ürünler

Folik Asid

Ne Zaman Folik Asid Almaya Başlanmalı?

Gebe kalmayı planladıktan 3 ay önce folik asid almaya başlanmalıdır. Nöral tüp defektleri gebeliğin ilk 28 gününde geliştiği için gebe olduğunu öğrenmeden önce folik aside başlamak gerekir. Eğer daha önce başlanmamışsa bile gebeliğin ilk ayında bile başlanabilir.

Hangi Yiyeceklerde Folik Asid Var?

Gebeliklerin %50 den fazlası plansızdır. Gebe kalma yaşındaki kadınların folik asidden zengin yiyecekler yemesi tavsiye edilir.

Folik asid içeren yiyecekler:

  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Turunçgiller
  • Fasulye
  • Ekmek
  • Mısır
  • Pirinç
  • Makarna
  • Çilek
  • Pancar
  • Bezelye
  • Kabuklu yemiş

Nöral Tüp Defektli Bebek Sahibi Olma Riski Nasıl Anlaşılır? Olması Nasıl Engellenebilir?

Daha önce nöral tüp defektli çocuğu olan kadınlar en büyük risk altındadır. Folik asid içeren yiyeceklerle beslenmeyen kadınlarda risk altındadır.

Nöral tüp defektinden korunmanın en iyi yolu gebelik planlandığında 3 ay öncesinden günlük 400 mcg folik asid almaktır.

Nöral Tüp Defekt Tanısı Nasıl Konur?

16.-18. haftalarda kanda AFP (alfa-feto protein) bakılarak ve ultrason ile tanı konabilir. Nöral tüp defekti olduğunda kanda AFP değeri artacaktır.

AFP Yüksekliğinin Diğer Sebepleri Neler?

İkizlerde ve plasentada problem olan gebeliklerde AFP seviyesi yükselir. Ayrıca bebekte ileri derecede böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, yemek borusu veya barsak tıkanıklığı, Down sendromu, idrar yolları tıkanıklığı veya osteogenesis imperfekta (kemiklerde kırılganlık hastalığı) olduğunda da AFP seviyelerinde yükselme olur.

AFP Yüksekliğinde Ekstra Yapılması Gereken Testler Neler?

  • AFP tekrarı
  • Ultrason
  • Amniyosentez

Sakınılması Gereken Yiyecekler

Sağlık için her zaman düzenli beslenmek önemlidir. Gebe olunca düzenli beslenme daha önemli hale gelmekte.

Bebeğin gelişimi için gerekli besinler, vitaminler ve mineraller çoğu besinlerle güvenli olarak alınabilmekle birlikte bazı yiyeceklerden gebelikte sakınmamız gerekir.

Sakınılması gereken yiyecekler

  • Çiğ et: İyi pişmemiş veya çiğ deniz ürünleri ve et koli form bakteri, toksoplazma ve salmonella enfeksiyonuna neden olabilir.
  • Hazır Yemek: (Hazır salata, meze ve benzeri) Düşüğe sebep olan listeria enfeksiyonu sık görülür. Listeria plasentadan kolayca geçip bebekte enfeksiyon yapabilir.
  • Cıva İçeren Balık: Yüksek seviyede cıva içeren balık yenmemeli. Köpek balığı, kılıçbalığı, uskumru ve yassı balık gibi yüksek cıva içerikli balıklar beyin gelişiminde yavaşlama yada beyin hasarı yapabilir. Konserve küçük ton balıkları büyük ton balıklarına göre daha az cıva içerir. Genel olarak küçük ve yüzeyde yaşayan balıklarda büyük ve derinde yaşayan balıklara göre daha az civa vardır.
  • Tütsülenmiş Deniz Ürünleri: Bu tür ürünlerde listeria fazla miktarda bulunabilir.
  • Endüstriyel Kirlenmeye Maruz Kalmış Balık: Kirli göller ve nehirlerdeki balıklar. Bu tür balıklar yemek ağır metaller içeriği nedeniyle tehlikelidir.
  • Çiğ Yumurta: Salmonella enfeksiyonu riski taşır. Mayonezler, evde yapılan dondurmalarda da çiğ yumurta bulunur.
  • Yumuşak Peynirler: Listeria enfeksiyonu görülebilir. Pastörize sütten yapılan peynirlerde listeria enfeksiyonu görülmez.
  • Pastörize Olmaya Süt: Listeria enfeksiyonu görülebilir.
  • Kafein: Fazla kafein düşüğe sebep olabilmektedir.Günlük kafein tüketimi 200 mg dan fazla olmamalıdır. İlk 3 ayda kafein alımını azaltmak düşük olasılığını azaltacaktır. Kafein diüretiktir yani vücuttan fazla su atılımına neden olur. Bunun sonucunda su ve kalsiyum eksikliği görülür. Bazı araştırmalarda çok miktardaki kafein düşük yanında erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebeklere neden olabilmekte.
  • Alkol: Bebeğin sağlıklı gelişimini engeller. Alınan alkolün miktarı, süresi, çeşidine göre Fetal Alkol Sendromu gelişebilir. Süt verme döneminde de alkol bebek için zararlı.
  • İyi Yıkanmamış Sebze ve Meyveler: Toksoplazma riski taşırlar.

Bitkisel Çaylar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitkisel çaylardaki kalsiyum, magnezyum demir gibi elementler gebeliğe destek olabilmesine rağmen birçok bitkisel çayla ilgili yeterli araştırma yapılmadığı için bu çayların içeriği tam olarak bilinmemekte. Bu yüzden bitkisel çayların kullanımına şüpheyle yaklaşmak gerekir.

Çay ve Bitkisel Çayların Farkları

İki çeşit çay vardır; çay ve bitkisel çaylar. Çaylar siyah, yeşil ve siyah-yeşil karışımı olmak üzere 3 gurupta toplanır.

  • Çaylar: Değişik oranlarda kafein ve antioksidan içerirler. Bitki yapraklarından yapılırlar. Yaprakların oksidasyon (fermentasyon) süresi arttıkça kafein seviyesi artmaktadır. Demlenme süresi, çayın miktarı ve cinsine göre içindeki kafein miktarı değişmektedir.
  • Bitkisel Çaylar: Çay bitkisi dışında birçok bitkinin yaprakları, kökleri, çiçekleri, tohumları ve meyvelerinden yapılır. Gerçek bitkisel çaylarda kafein bulunmaz. Bu çaylar tedavi amaçlıda kullanılmaktadır.

Gebelikte Hangi Çayları Tüketmek Güvenli?

  • Çaylar: Antioksidan özelliğinden dolayı oldukça faydalı olmasına rağmen kafeinden dolayı gebelerin fazla tüketmemesi gerekir. Normal bir fincan çayda yaklaşık 40-50 mg kafein vardır. Kafeinsiz çaylarda bile fincanda 4 mg kafein bulunur.

Kafein plasentadan geçerek bebeğe ulaşır. Bebek bizler gibi kafeini vücuttan uzaklaştıramaz. Bu yüzden gebelikte ne kadar az kafein tüketirsek o kadar iyi olur.

  • Bitkisel Çaylar: Bitkisel çaylarda kafein bulunmaz. Bitkisel çaylardaki problem içerikleri hakkında yeterli bilgimiz olmadığı için bebek üzerindeki etkisini tam olarak bilemiyoruz.

Bazı bitkisel çaylar ”gebelik çayı” olarak satılmakta. Kırmızı ahududu yapraklarından yapılmış çayın preeklampsi, düşük tehdidi, uzamış doğum ve doğum sonrası kanamalarda faydalı olduğunu bilinmekte. Ahududu çayı ile yapılan çalışmalarda erken membran rüptürü (erken su kesesi yırtılması) olasılığını düşürdüğü gözlenmiştir.

Bitkisel Çaylar

  • Ahududu Çayı:(Muhtemelen Güvenli) Demirden zengin, uterus tonusunun iyi olmasını sağlar, süt üretimini arttırır, bulantı ve doğum sancılarını azaltır. Gebelik boyunca içmek yerine ikinci ve üçüncü üç aylık periyotta kullanılması daha uygun olur. İlk üç ay içilmemelidir.
  • Nane Çayı:(Muhtemelen Güvenli) Bulantı kusma ve gaz için yararlı olur.
  • Limon Yağı Çayı:(Muhtemelen Güvenli) Rahatlatıcı etkisi vardır ve sinirlilik, uykusuzluk ve endişede (anksiyete) yardımcı olur.
  • Zencefil Çayı:(Muhtemelen Güvenli) Bulantı ve kusmada yardımcı olur.
  • Karahindiba Çayı:(Yeterli Bilgi Mevcut Değil) A vitamini, kalsiyum ve demir zengindir. Ödem çözülmesine yardımcı olur ve karaciğeri besler.
  • Isırgan Otu Çayı: (Muhtemelen Güvenli Değil) A,C,K vitaminleri, kalsiyum, potasyum ve demir yüksek.
  • Papatya Çayı:(Yeterli Bilgi Mevcut Değil) Kalsiyum ve magnezyum oranı yüksek, uykusuzluk ve eklem ağrılarına faydalı.
  • Gül Tohumu Çayı:(Yeterli Bilgi Mevcut Değil) Çok iyi C vitamini kaynağıdır, immün sisteme yardımcı olur
  • Yonca Çayı: (Muhtemelen Güvenli Değil) A,D,E,K vitaminleri içerir, gebeliğin son haftalarında K vitaminini destekleyerek doğum sonrası kanamaları azaltabilir.

Doğal Bitkiler

 

 

 

 

 

 

 

 

Artık ilaçlar çoğunlukla doğal maddeler yerine sentetik maddelerden yapılmasına rağmen hala gebelikte beslenme ve bazı yaygın rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için doğal bitki ve vitaminlerden yararlanmaktayız.

Doğal bitkilerin daha iyi, ucuz ve sağlıklı olduğuna bazı kimseler inansa da kadın doğum uzmanları gebe kadında kullanmayı tercih edemezler.

Doğal Bitkileri Gebelikte Kullanmanın Riskleri Neler?

Bitkiler doğal olmasına rağmen bütün bitkiler gebelikte kullanımı güvenli değildir. Bitkilerde düşüğe, erken doğuma, rahim kasılmalarına ve bebeğe zarar veren maddeler olabilir.

Gebeliğimde Kullanmak İçin Şüpheyle Yaklaşılacak Bitkiler Neler?

Bilgi alınan kaynağa göre aynı bitkiler güvenli yada zararlı olarak belirtilmektedir. Ayrıca kullanılan miktarda önemli olmakta. 

Örneğin biberiye bitkide bulunduğu miktarda güvenli iken ilaç dozunda kullanıldığında muhtemelen güvenli değil. Aynı şekilde sarımsak, ada çayı ve zencefil yüksek dozlarda gebelikte sakıncalı iken normal miktarları güvenlidir.

Gebelikte Kullanılabilen Bitkiler

Aşağıdaki bitkiler gebelikte muhtemelen güvenli olanlardır.

  • Kırmızı Ahududu Yaprağı: Demirden zengin,uterus tonusunun artmasına yardımcı olur, süt üretimini arttırır ve bulantı ve doğum ağrılarını azaltır. Sadece 2. ve 3. trimesterde kullanılması önerenler var
  • Nane Yaprağı: Bulantı, kusma ve şişkinlik için faydalı
  • Sarımsak kökü: Bulantı ve kusma için faydalı
  • Karaağaç Kabuğu: Bulantı, mide ekşimesi ve vajinal kaşıntı
  • Yulaf: Kalsiyum ve magnezyum zengin; endişe, kaygı ve deri iritasyonuna iyi gelir

Omega-3, Balık Yağı ve Gebelik

Omega-3 Yağ Asidi Nedir?

Omega-3 ailesi uzun zincirli çoklu doymamış yağ asidi ailesi olup sağlık ve gelişim için gerekli. Malesef bu yağ asidleri vücudumuz tarafından üretilemediği için besinler veya destekleyici tedavi ile almamız gerekir.

En faydalı omega-3 yağ asidleri EPA (eicosapentaenoic acid) ave DHA (docosahexaenoic acid). EPA ve DHA doğada birlikte bulunmalarına ve vücutta birlikte görev yapmalarına rağmen her birinin ayrı görevi vardır. EPA kalp, immün sistem ve inflamatuar cevap (yara iyileşmesi); DHA beyin, gözler ve merkezi sinir sistemini desteklemekte.

Omega-3 Neden Önemli?

Yeterli miktarda omega-3 alımı prostaglandinlerin üretimi için önemlidir. Prostaglandinler kan basıncı, kanama pıhtılaşması, sinir iletimi, inflamatuar ve alerjik birçok fizyolojik fonksiyonu, böbrek ve gastrointestinal sistemin çalışmasını ve diğer hormonların üretilmesini kontrol eder.

Yiyeceklerdeki yağ asidlerinin çeşidine göre bazı tip prostaglandinler fazla miktarda üretilirken diğer çeşitler yetersiz olabilmekte. Prostaglandin üretimindeki dengesizlik hastalıklara yol açabilmekte.

Yüksek doz omega-3 ruhsal problemlerde kullanılmakta. Yeni yapılan çalışmalarda kanser, inflamatuar barsak hastalığı ve lupus ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıkların tedavisinde faydalı olmakta.

Omega-3 Özellikle Gebelikte Neden Önemli?

Omega-3 bebeğin sinir sitemi ve erken görsel gelişimi için gerekli. Ancak standart beslenme bu besinler açısından yeterli değil. Omega-3 ayrıca doğumdan sonra süt üretimi içinde önemli. Gebelikte omega-3 ün yüksek tüketimi bebekteki alerjik hastalıklar oluşumunu azaltmaktadır.

Omega-3 gebelik üzerinde de olumlu etki yapmakta. Preterm eylem ve erken doğum, preeklampsi azalmakta ve bebeğin doğum ağırlığı artmakta. Omega-3 eksikliğinde annede depresyon ihtimali artmakta.

Hangi Yiyeceklerde Omega-3 (EPA+DHA) Var?

EPA ve DHA için en iyi kaynak somon , tuna, hamsi ve ringa gibi soğuk su balıklarında vardır. Birçok gebe balıktaki cıva ve diğer ağır metallerden korkmakta. Bu nedenle omega-3 için balık yağı kullanılabilir.

Keten tohumu ve keten tohumu yağında kısa zincirli yani ALA (alfa-linoleic asid) omega-3 var. ALA vücutta uzun zincirli (EPA ve DHA) yağ asidlerine dönüşse de ihtiyaç için yeterli olmuyor. Balık yağı EPA ve DHA için daha iyi kaynak somon balıklarıdır.

Gebelikte Balık Yağı Almak Güvenlimi?

Kaliteli balık yağı gebelikte güvenle kullanılabilir. Balık yağı üretilirken balıktaki cıva ve ağır metaller arındırılır. Güvenli tüketim için kaliteli markaları bulmamız gerekir.

Kaliteli balık yağları balık gibi kokmaz ve balık tadında olmaz.

Ne Kadar Balık Yağı Tüketilmeli?

  • Bebek (1- 18 ay) : 70 mg/kg EPA+DHA
  • Çocuk (1.5- 15 yaş): 35 mg/kg EPA+DHA
  • Yetişkin : 500 mg EPA+DHA (en az 220 EPA + 220 DHA)
  • Gebe ve Süt veren anne: 300 mg DHA

Gebelik ve Beslenme

İyi dengelenmiş bir yeme planı kendinize ve bebeğinize verebileceğiniz en iyi hediyelerden biridir. Gebelikten önce planlı beslenmeye başlamak en iyisidir ancak gebelik devam ederken bile başlamak geç değildir. Düzenli beslenmek sadece damak tadınız için değil aynı zamanda hamile kalma ihtimalinizi arttırır, gebelikte daha sağlıklı olmanızı ve daha rahat doğum yapmanızı sağlar ve bebek gelişiminin daha iyi olmasını sağlar.

Günlük yediğimiz besinler vücudumuzun çalışmasını, iyileşmesini, büyümesini ve kuvvetini sağlar. Çocukluk çağındaki yeme alışkanlığı gelişim ve sağlık için önemlidir. Gebelikteki yeme alışkanlığımız direk olarak bebeklikte ve gelişim çağında çocukların yeme alışkanlıklarının oluşmasında önemli. Gebelik öncesi sebzeler, tahıllar, proteinler ve diğer yiyecek tercihleri bebeğinizin hayata kuvvetli başlaması için olanak sunar.

Kilo Değişimi ve Kalori

Gebelik boyunca kilo aldıkça bebekte beslenip büyür. Doğum anı geldiğinde kan hacminiz %60 artmış, göğüsleriniz sütle dolar, rahminiz büyür ve içi amniyon sıvısı ile dolar ve bebeğiniz yaklaşık 3 kg olur. Bütün bunların olabilmesi için 2. ve 3. trimester boyunca günlük ortalama fazladan 300 kaloriye ihtiyaç olur.

Yanlış: Gebe olunca 2 kişilik yemelisin

Doğru: Besin ihtiyacı artar ancak günlük ihtiyaç 2. ve 3. trimester boyunca günlük ortalama fazladan 300 kalori.

Yanlış: Daha az kilo daha kolay doğum demektir.

Doğru: Gebelikte yeteri kadar kilo alınmazsa bebek erken doğuma bağlı akciğer ve kalp sorunları gibi problemlerle karşılaşabilir.

Yanlış: Doğru oranda alınan kiloda hiç yağ alınmamış olur.

Doğru: Sağlıklı bir gebelikte yağ depolanması olur. Bu yağ doğum ve süt verme sürecinde kullanılacaktır.

Yanlış: Gebe kadın sadece ihtiyaç duyduğu besinlere açlık hisseder

Doğru:Gebe kadın her türlü besine açlık hisseder. Açlık hissetme beslenme problemini çözmez.

Yanlış: Sağlıklı gebe kadında hiçbir rahatsızlık olmaz

Doğru: Bulantı, mide yanması ve kabızlık normal şikayetler değildir. Bu problemler yaşantıyı etkiler. Dengeli beslenme bu şikayetleri azalır.

Yiyecek Grupları

Her gruptan yiyecekler günlük olarak yemeklerimizde olması gerekir. Genel olarak her öğünde proteinler, sebze ve meyveler ve karbonhidratlardan eşit miktarda (üçte bir oranında) yemeye gayret gösterirsek dengeli beslenebiliriz.

  • Protein (Et, Baklagiller): Günlük 75-100 mg tüketilmeli. Protein bebek gelişimini özellikle beyin gelişimine yardımcı olur. Gebelik süresince meme ve uterus dokusunun büyümesine ve kan hacminin artmasına yardımcı olur.

Günlük protein tüketimine örnek:

2-3 porsiyon et ( 1 porsiyon yaklaşık 100 gr / 1paket oyun kağıdı büyüklüğü)

İyi pişmiş balık yada deniz ürünü

Karaciğer

Tavuk

Biftek

Kuzu

Fındık (1/3 bardak)

Soya peyniri (1/3 bardak)

2-3 porsiyon baklagil ( 1 porsiyon yaklaşık yarım kase büyüklüğü)

Bezelye çorbası

Bezelye

Barbunya

Börülce

Nohut

  • Kalsiyum: Gebelikte günlük ihtiyaç 1000 mg. Kalsiyum bebeğin kemik ve dişlerin oluşumu, gebenin sıvı dengesini ayarlamasında yardımcı olur.

Günlük Kalsiyum Tüketimine Örnek:

3-4 porsiyon günlük

Süt (1 porsiyon = 1 fincan)

Yumurta(1 porsiyon = 1 yumurta)

Yoğurt (1 porsiyon = 1 fincan)

Peynir(1 porsiyon = 50 gr)

Soya peyniri(1/3 bardak)

Bezelye(1 porsiyon = 1/2fincan)

Badem(1 porsiyon = 1/3fincan)

Somon (1 porsiyon = 100 gr)

Şalgam(1 porsiyon = 1 fincan)

Lahana(1 porsiyon = 1 kase)

  • Demir (sebzeler, tahıllar, et ve diğerleri): Sodyum, potasyum ve su ile birlikte demir kan hacmini arttırır ve kansızlığı engeller. Günlük ortalama 27 mg gebelikte yeterli.

Günlük Demir Tüketimine Örnek:

2-3 porsiyon yeşil yapraklı sebzeler(1 porsiyon = yaklaşık bir kase)

Ispanak

Lahana

Şalgam

Marul

3 porsiyon tahıl(1 porsiyon = yaklaşık 1/2 kase veya bir dilim)

Ekmek

Mısır unu

Mısır, tahıl gevreği

Yulaf

2-3 porsiyon yağsız protein(1 porsiyon = yaklaşık 100 gr/ 1 oyun kağıdı kadar)

Biftek

Deniz ürünleri

Kümes hayvanları

  • Folik Asid (Baklagiller ve diğ.): Günlük 600-800 mg gereklidir.

Günlük Folik Asid Tüketimine Örnek:

2 porsiyon koyu yeşil yapraklı sebzeler(1 porsiyon = yaklaşık bir kase)

Ispanak

Lahana

Şalgam

Marul

2-3 porsiyon meyve(1 porsiyon = yaklaşık1/2 kase)

Portakal

Çilek

Limon

Domates

Greyfurt

Kivi

Kavun

3 porsiyon tahıl(1 porsiyon = yaklaşık 1/2 kase veya bir dilim)

Ekmek

Mısır unu

Mısır, tahıl gevreği

Yulaf

2-porsiyon baklagil ( 1 porsiyon yaklaşık yarım kase büyüklüğü)

Bezelye çorbası

Bezelye

Barbunya

Böğrülce

Nohut

  • C Vitamini (Meyve vb): C vitamini yara iyileşmesi, kemik ve diş gelişimi ve metabolik olaylar için gereklidir. En az günlük 85 mg tüketilmeli.

Günlük C Vitamini Tüketimine Örnek:

3 porsiyon sebze veya meyve (1 porsiyon = yaklaşık 1/2 kase)

Portakal

Çilek

Limon

Domates

Greyfurt

Kivi

Kavun

Mango

Patates

Biber

Beslenmede Diğer Dikkat Edilecekler

Gebelikte bazı besinler bebeğe zarar verebilir. Bütün yiyeceklerin iyi pişirildiğinden, iyi temizlendiğinden ve taze olduğundan emin olunmalıdır.

Yiyeceklerde salmonella, toksoplazma ve diğer zararlı bakteriler olabilir. Sigara ve alkol içilmemeli. Kahve (kafein) tüketimi kesilmeli yada iyice azaltılmalı. Yüzme ve yürüme gebelikteki en sağlıklı sporlardır.

Gebelik ve Vitamin

Gebelikte vitamin desteği birçok vitamin ve minerali kapsar. Folik asid, demir, kalsiyum gibi vitamin ve mineral ihtiyacı artar. Vitamin ve mineraller bebeğin büyümesi, gelişimi ve sağlıklı olması için gerekli. Sağlıklı bir gebelik ortamı yaratmak için gebelik öncesi egzersiz ve diyete başlanmalı.

Multivitaminlerin içerikleri çok fazla farklılık gösterebilmekte. Örneğin demir eksikliği anemisi olan demir içeriği fazla vitamin kullanmalı. Bebeğimiz için gerekli vitamin desteği yaparken uygun vitamin seçmek önemli.

Birçok vitamin yerine mümkün olan en az sayıda içeriği ihtiyaca cevap veren multivitamin kullanmak gebe için daha uygun olur. Size uygun multivitamin doktorunuzun ayarlaması önemli.

Sentetik vitaminler diyetle yetersiz alınan vitaminlere destek olur. Ancak bazı vitaminlerin yüksek doz alınmasının size ve bebeğe yan etkilerinin olabileceği unutulmamalı.

Yağda çözünebilen vitaminler vücutta depolanır. Gereğinden fazla alınırsa karaciğer ve vücut yağ dokusunda birikerek size ve bebeğinize zarar vermeye başlar.

Suda çözünebilen vitaminler ise yüksek dozda alındıklarında vücuttan atılırlar. Ancak yüksek doz sindirim sisteminde rahatsızlık oluşturabilir. Yağda çözünen vitaminler A,D,E,K. Suda çözünen vitaminler B ve C grubu vitaminler.

Gebelik ve Listeria

 

 

 

 

 

 

 

 

Gebelikte yediğiniz yemeğin iyi mi yoksa kötümü olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Listeria yiyeceklerden geçen hem bebek hem de anneye zararlı bir bakteridir. Listeriozis nadiren görülmesine rağmen gebeler daha duyarlıdır.

Listeria Nedir?

Listeria monocytogenes toprak ve suda bulunan bir bakteridir. Topraktan bulaşan sebzeler ve hayvanlar taşıyıcı olabilir. Listeria pişmemiş etler, pişmemiş sebzeler ve pastörize olmamış süt ve bunlarla yapılan yiyeceklerle bulaşabilir. Listeria pişme pastörizasyon ile yok edilir.

Listeriosis Nasıl Anlaşılır?

Listeriosis bulguları 2-30 günde çıkar. Gebede baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, kusma, ateş gibi nezle benzeri bulgular gelişir. Eğer enfeksiyon sinir sistemine yayılacak olursa ense sertliği, orientasyon bozukluğu, konvülzyon gibi bulgular ortaya çıkar.

Listeriosis Bebeğe Zararlımı?

Gebelikte aşağıdaki risklerde artış olacaktır:

  • Düşük
  • Erken doğum
  • Yeni doğan enfeksiyonu
  • Bebek ölümü (anne karnında veya doğum sonrası)

Antibiyotik ile erken tedavi fetal enfeksiyon ve komplikasyonları engeller. Antibiyotik tedavisi yeni doğana da verilebilir.

Listeriosis Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

  • Yumuşak Peynir Yerine Sert Peynir Tercih Edilmeli: Sert peynirler tüketmek güvenlidir.
  • Hazır Yiyeceklere Dikkat: Restoranlarda hazır salata ve sandviç türü yiyeceklere dikkat edilmeli.
  • Dondurulmuş et ve patates yenmemeli
  • Yiyecek hazırlanırken.

Bütün sebze ve meyveler iyice yıkanmalı

Eller iyice yıkanmalı

Bütün yüzeyler iyi temizlenmeli

Buzdolabı temiz olmalı

Yiyecekler iyi pişirilmeli

Gebelikte Egzersiz

Egzersizin Gebeliğe Etkisi

Egzersizin Pozitif Etkisi

Gebelikte egzersiz birçok sorunun çözülmesine yardımcı olur: Dolaşımı rahatlatır. Bunun sonucunda kabızlık, hemoroit (basur), varis, bacak krampları ve ödem daha az olur. Ayrıca sırt kaslarını desteklediği için sırt ağrılarını azaltır.

Gebelikte kadınlar daha  az enerjik hisseder; düzenli egzersiz daha fazla enerjik hissetmenize yardımcı olur: Egzersiz kalp damar sisteminizi daha dayanıklı , kaslarınızın daha kuvvetli olmasını sağlar. Böylece gün içinde daha az efor sarf ederek gün içinde daha fazla enerjik olursunuz.

Egzersiz daha iyi uyumanıza yardımcı olur: Çoğu kadında gebeliğin sonuna doğru uykusuzluk problemi artar. Düzenli egzersiz fazla enerjinin kullanılmasına böylece daha derin ve dinlendirici bir uykuya geçmemize yardımcı olur.

Egzersiz ruh halinizin daha iyi olmasına yardımcı olur: Gebede daha az ruhsal dengesizlik görülür ve kendini kontrol etme daha kolay olur.

Egzersiz sizi doğuma hazırlar: İyi egzersiz yapan gebede doğum daha kısa sürer, daha az ilaca ihtiyaç duyulur ve daha az yorulunur.

Egzersizde Nelere Dikkat Edilmeli

Egzersize başlamadan sağlık durumunuz iyi değerlendirilmeli: Çoğu gebe için egzersiz faydalıyken erken doğum riski gibi yüksek riskli gebelerde egzersiz size ve bebeğe zarar verebilir.

Egzersiz yaparken kan akımı iç organlardan (uterusta dahil) kalp, akciğer ve kaslara kayar: Çok yorucu egzersizde oksijen uterus yerine kas, akciğer ve kalbe yönelir. Kalp hızı seviyemizin uterusa da yeterli oranda oksijen gönderdiğinden emin olmalıyız.

Gebelik ilerledikçe ağırlık merkezi öne doğru kayar ve kolay düşmeye sebep olur: Yüzmek, yürümek ve az zorlayıcı aerobik gebelik için iyi sporlardır. At binme, kayak, tırmanma, futbol, basketbol gibi sporlarda yaralanma ve kolay düşme sık rastlanır.

Egzersiz vücut ısısını arttırır, bebeğin gelişimini etkilenir: Özellikle sıcak havalarda egzersiz yaparken dikkatli olunmalı. Egzersiz sırasında yeteri kadar sıvı alınmalı. Vücut ısısı 38.3 C dereceyi geçmemeli.

Kegel Egzersizi

Kegel egzersizi pelvik taban egzersizi olup rahmi, idrar torbasını ve bağırsakları destekleyen kasların kuvvetlenmesine yardımcı olur. Ayrıca vajen kaslarında kuvvetlenmesini sağlar.

Kegel Egzersizinin Faydaları

Kegel egzersizi yapmış gebelerin doğumları daha kolay olur. Bu bölgedeki kasların kuvvetlenmesi doğum sırasında bu kasları kolayca kontrol edebilmemize yardımcı olur. Bu kasların tonusunun iyi olması mesane ve hemoroitle ilgili problemlerin daha az olmasını sağlar.

Kegel egzersizi doğum sonrası iyileşmeye, mesane kontrolüne (idrar tutmaya) ve pelvik taban kaslarının kuvvetli olmasına yardımcı olur. Kegel egzersizi için en iyi şey ne zaman ve nerede istersen yapabilmesi ve hiç kimsenin bunu fark etmemesi.

Kegel Egzersizi Nasıl Yapılır?

Bu hareket idrar tutmak için yapılan harekettir. İdrar yaparken tutma hareketi yalnızca kasmayı öğrenmek için yapılmalı, idrar yaparken egzersiz yapılmamalıdır. Hastaya çalıştıracağı kaslar iyi öğretilmeli.

Egzersiz doğru yapılmazsa pelvik organ sarkmasını arttırır. Egzersiz sırasında bel ve karın bölgesinde ağrı olmaması gerekir. Bu bölgelerdeki ağrı egzersizin yanlış yapıldığı anlamına gelir. Egzersiz sırasında nefes tutup, göğüs kaslarını kasmak yanlıştır.

Pelvis taban kaslarını sıkmak öğrenilince sıkma ve bırakma işlemi 5-6 saniye aralıklarla yapılmalı. Yani bir dakikada yaklaşık 6 kez sıkıp gevşetilmeli.

Egzersiz sırasında normal nefes alınıp verilmeli.

Egzersiz sırasında bacak kalça ve karın kasları kullanılmamalı.

Gebelikte Egzersiz Rehberi

 

 

 

 

 

 

 

 

Eğer gebelikten önce düzenli egzersiz programınız varsa gebelik süresincede mümkün olduğunca egzersize devam etmelisiniz. Egzersiz normal gebelikte düşük riskini arttırmaz.

  • Eğer egzersize gebelikte yeni başlıyorsanız çok yavaş başlamalısınız.
  • Vücudunuzu dinlemelisiniz. Vücudunuz egzersiz seviyesini düşürmeniz gerektiğini size bildirir.
  • Asla nefes nefese kalacak kadar egzersiz yapmayınız.
  • Egzersiz sırasında ayak tabanını destekleyen rahat ayakkabı kullanın
  • Sık sık mola verin ve yeterli sıvı tüketin
  • Çok sıcak havada egzersizden kaçının
  • Engebeli arazide egzersiz yapmayın. Gebelikte eklemlerde gevşeme olduğu için yaralanmalar fazla olabilir.
  • Temas sporları kesinlikle yapılmamalı
  • Ağırlık kaldırılan özellikle üst vücut ve karın kaslarını kuvvetlendiren karın içi basıncını arttıran egzersiz yapılmamalı
  • 2. ve 3. trimesterde sırtınız üzerine yatarak uterusa az kan gitmesine neden olan egzersiz yapmayın
  • Egzersiz sonrası gerilme ve gevşeme yapın
  • Sağlıklı yiyecekler, meyveler, sebzeler ve karbonhidrat tüketin

Egzersizde Uyarı İşaretleri

Egzersizde Acilen Doktorun Aranması Gereken Durumlar

Vajinal kanama

Olağan dışı ağrı

Baş dönmesi

Nefes darlığı

Çarpıntı ve göğüs ağrısı

Vajenden sıvı gelmesi

Rahim kasılması

Kramplar

Çok sıcak, yorgun hissetm

En Çok Önerilen Egzersizler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Egzersize başlamadan mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Eğer önceden egzersiz yapıyorsanız bunu gebeliğinize uygun hale getirmelisiniz. Egzersiz sırasında kalp hızınız dakikada 140 atım altında olmalı ve vücut ısınız artmamalı.

Gebelik ve Kegel Egzersizi

Kegel egzersizi yapmış gebelerin doğumları daha kolay olur. Bu bölgedeki kasların kuvvetlenmesi doğum sırasında bu kasları kolayca kontrol edebilmemize yardımcı olur.

Bu kasların tonusunun iyi olması mesane ve hemoroitle ilgili problemlerin daha az olmasını sağlar.

Kegel egzersizi doğum sonrası iyileşmeye, mesane kontrolüne (idrar tutmaya) ve pelvik taban kaslarının kuvvetli olmasına yardımcı olur.

Gebelik ve Yüzme

Gebelikteki en güvenli spordur. Yüzme eklemlerinize yük bindirmeden vücuttaki kasların tonusunun iyi olmasını sağlar. Vücut ısısı artmadan yapabilecek bir egzersiz.

Gebelik ve Yürüme

Oldukça faydalı çünkü vücut için güvenli. Yürümek koşmaktan çok daha kolaydır ve kolaylıkla yapılabilir. Yavaş yavaş başlanmalı, düşme riskini azaltmak için ayak tabanını destekleyen uygun ayakkabı kullanılmalı.

Gebelik ve Koşma

Koşma alışkanlığınız varsa koşmaya devam edebilirsiniz. Eğer gebelik öncesi koşmuyorsanız gebelikte de koşmayın.

Gebelik ve Bisiklet

Bisikletteki en iyi şey bisikletin sizin ağırlığını taşımasıdır. Sabit bisiklet ile spor yapmak daha iyi çünkü düşme olasılığı çok daha az.

Gebelik ve Yoga

Yoga vücuttaki stres ve gerginliği almak için uzun süreli durma egzersizi. Yoganın birçok çeşidi gebe ve bebek için faydalı. Sırt üstü yatmaktan ve fazla germe hareketi yapmaktan kaçınılması gerekir.

Gebelik ve Aerobik

Daha önceden yapıyorsanız devam edebilirsiniz. Dengenizi kaybedecek hareketlerden kaçınmanız gerekir.

Gebelik ve Dans

Dönme, atlama ve sıçrama  yapmamalı.

Sakınılacak Egzersizler

Gebelik ve Kayak

Düşme riski nedeniyle yapılmamalı.

Gebelik ve Su Kayağı

Karında yaralanmaya sebep olur

Gebelik ve At Binme

At binme sırasında birçok sarsıntı ve ani hareketler size ve bebeğinize zarar verebilir. Ayrıca düşme riski çok fazla.

Egzersiz Yaparken

Dar kıyafetler kullanılmamalı. Ayakkabılar spor için uygun olmalı ve altı kaygan olmamalı. Spor esnasında molalar verilmeli, derin nefes alınmalı, sıvı tüketilmeli ve egzersiz sırasında kalp atımı dakikada 140′ı geçmemeli.

Sırt üstü uzun süre yatılmamalı, gerdirme ve zıplama hareketleri yapılmamalı. Vajinal kanama, olağan dışı ağrı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı ve göğüs ağrısı, vajenden sıvı gelmesi, rahim kasılması, kramplar, çok sıcak ve yorgunluk hissi olursa hemen egzersize son verilip doktorunuza danışmanız gerekir.

Gebelikte Duygusal Değişiklikler

 

 

 

 

 

 

 

 

Gebelik ve Depresyon

Gebelik bir kadının hayatındaki en mutlu zamanlardan biri olarak düşünülür fakat çoğu kadında bu dönemde korku, kaygı, stres, üzüntü ve hatta depresyon olur. Çeşitli araştırmalara göre gebe kadınların % 14-23 ünde depresyon bulguları gözlenir.

Depresyon bir duygusal bozukluk (mood disorder) olup hayatı boyunca 4 kadından birinde görülür. Gebelikte de bunun olması hiçte sürpriz değildir. Ancak gebelikteki depresyon çoğu zaman hormonal bir dengesizlik olarak algılandığı için çoğu zaman tanısı konmaz.

Bu hem bebek hem de anne için tehlikelidir.

Depresyon gebelikte mutlaka tespit edilip, tedavi edilmesi ve gebeye destek tedavisinin sürdürülmesi gereken bir hastalıktır.

Gebelikte Depresyon

Gebelikte depresyon (doğum öncesi depresyon) depresyon gibi klinik bir hastalıktır. Duygusal bozukluklar beyin kimyasını değiştiren hastalıklardır.

Gebelikte hormonal değişiklikler depresyon ve anksiyete (kaygı) ile ilgili beyindeki kimyasalların değişmesine neden olur. Bu değişiklikler ilerleyerek gebelikte depresyona neden olur.

Gebelikte Depresyon Belirtileri Neler?

Gebelikte depresyon olan kadınlarda aşağıdaki bulgular 2 hafta veya daha uzun süreli oluyordur:

Sürekli üzüntü hali

Konsantrasyonda zorluk

Çok az veya çok fazla uyuma

Daha önceden hoşlandığı aktivitelere ilgisini kaybetme

İntihar ve ölüm düşüncesi, üzüntü

Anksiyete

Değersiz ve suçlu hissetme

Yeme alışkanlıklarında değişiklik

Gebelikte Depresyonu Neler Tetikler?

İlişkideki problemler

Aile ve kişisel daha önceki depresyon olması

Kısırlık tedavisi

Daha önceki gebelik kayıpları

Stres

Gebelikteki komplikasyonlar

Travma ve taciz öyküsü

Gebelikte Depresyon Bebeğe Zarar Verir mi?

Tedavi edilmeyen depresyon anne ve bebek için tehlikedir. Depresyon tedavi edilmezse yetersiz beslenme, yetersiz sıvı alımı, içki, sigara ve intihar girişimi olabilir. Bunların sonucunda erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve gelişimsel problemler gözlenebilir. Depresyondaki gebe kendisini koruma arzusunda olmayacaktır. Depresyon olan gebelerin bebekleri doğumdan sonra daha huzursuz ve ajite olmakta.

Gebelikte Depresyonun Tedavisi

Tedavi seçenekleri: Destek grupları

Kişisel psikoterapi

İlaç tedavisi

Gebelikte Depresyonun İlaçla Tedavisi Güvenlimi?

Gebelikte kullanılan antidepresanların güvenliği ve uzun dönem etkileri hakkında şüpheler var. Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yeni doğanda fiziksel bozukluklar, kalp problemleri, pulmoner hipertansiyon, ve düşük doğum ağırlığı gibi problemlere neden olabilmekte.

İlaç tedavisi yerine hafif ve orta derece depresyonlarda grup tedavisi ve psikoterapi uygulanabilir. Şiddetli depresyon durumlarında tedaviye ilaç tedavisi mutlaka eklenmeli.

Kullanılan ilaçların tamamı plasentadan geçer.

Majör depresyon (şiddetli depresyon) tedavisinde risk fayda durumuna göre ilaç tedavisi yapılmalı. Kullanılan ilaçların çoğu bebek için çok az sorun oluşturabilecek ilaçlardır.

Gebelikte Depresyonun Tedavi Etmenin Doğal Yolları Var mı?

Birçok kadın gebelikte ilaç kullanmak yerine depresyon tedavisi için başka yollar denemekte. Hafif ve orta depresyonda grup tedavisi, psikoterapi uygulanabilir.

Bunlara ek olarak bazı doğal yollar destekleyici olarak kullanılabilir:

  • Egzersiz: Seretonin seviyesi artar, kortizol seviyesi düşer
  • İstirahat:Yeteri kadar uyumak stresi azaltır ve vücudun kendini düzenlemesine yardımcı olur. Aynı saatlerde uyunmalı ve aynı saatlerde işe gidilmeli.
  • Beslenme:Birçok besin ruhsal değişikliklere neden olabilir. Kafein, şeker, karbonhidrat ve proteinden düşük diyet zihinsel ve fiziksel iyileşmeye yol açar. Kendinizi daha iyi hissettirecek yiyecekler yenilmeli.
  • Akapunktur: Depresyonda yeni kullanılmaya başlanan bir yöntem
  • Omega-3 Yağ asidleri: Depresyon bulgularında azalmaya neden olmakta. Omega-3 alınırken cıva kapsamayan olanından emin olunmalı.
  • Bitkisel Vitaminler: Magnezyum, 5-HTP, Vitamin B6 ve SAM-e içeren bitkisel vitaminler serotonin seviyesini yükselterek etkili olmakta.

Depresyonunuzu asla kendi başınıza yenmeye çalışmayın. Mutlaka destek almanız gerekir. Bebeğinizin de tedavi olmanıza ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Gebelikte Duygusal Değişiklikler (mood swing)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gebeyseniz yada gebe olan birisiyle yakından ilgileniyorsanız duygusal değişiklikleri fark etmişsinizdir. Gebe olmaktan heyecanlanmış olabilirsiniz ve aynı zamanda strese de girebilirsiniz. Sürekli endişeleriniz olabilir.

İyi bir anne olabilecek miyim? Bebeğim sağlıklı olacak mı? Bebeğin ihtiyaçlarını karşılamaya param yetecek mi? Bebek için doğru şeyleri yapabilecek miyim? Bunun gibi sorular sürekli kafamızı meşgul edecektir.

Gebelikte Duygusal Değişikliklerin Sebebi Nedir? 

Gebelikteki duygusal değişiklikler stres, yorgunluk, vücut metabolizmasındaki değişiklikler ve östrojen ve progesteron hormonlarının artışı nedeniyle olmakta. Hormon seviyesindeki değişiklik beyinde hücreler arası iletimden sorumlu nörotransmiterleri etkilemekte ve bunun sonucunda beyinde kimyasal değişiklikler olmakta.

Duygusal değişiklikler en fazla ilk trimesterde 6-10. haftalarda ve 3. trimesterde doğuma hazırlanırken olmakta.

Duygusal Değişikliklerle İlgili Ne Yapılabilir?

Gebelikte  yalnız olmadığınızı bilmeniz önemlidir. Olanların normal olması gereken değişiklikler olduğunu bilmelisiniz.

Stres seviyenizi düşürmek bu döneme daha çabuk uyum sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Bunun için:

Daha fazla uyumalı

Gün içinde istirahat edebilecek vakit yaratmalı

Düzenli spor yapmalı

İyi yemek yemeli

Gün içinde şekerleme yapılmalı

Yürüyüş yapılmalı

Arkadaşlarla sinema yada benzer sosyal faaliyetler yapılmalı

Yoga yapılabilir

Duygusal değişiklikler 2 haftadan fazla sürerse ve daha kötü hissedilirse doktorunuza başvurmalısınız. Depresyon bu dönemdeki en sık rastlanılan problem olduğu unutulmamalı.

Anahtar Kelimeler